|
DA KONG 50 YAŞINDA
Kuruluşunun 50. yılını TÜYAP’ta düzenlenen
23. Uluslararası Örgü, Nakış, Çorap
Makineleri, Yan Sanayi ve Kimyasalları Fuarı’nda kutlayan
Da Kong Genel Müdürü Charles Chao, faaliyetleri ve Türk çorap
sanayi hakkında bilgi verdi.
 
- Sayın Charles Chao, Da Kong hakkında bilgi
alabilir miyiz?
Da Kong şirketi 1956 yılında kuruldu. Kurulduğu
yıllarda elle çalıştırılan çorap makinaları üretimi yapılıyordu. Bu
dönemi takiben değişik makinalar (yuvarlak örme makinası, kroşe
makinaları) yaptık. Ancak en son çorap makinasında karar kıldık.
1956'dan sonra çorap makinaları mekanik olarak da yapılıyordu onun
yanında diğer ürünler de deneniyordu. Esas teknolojideki gelişim ise
1994 yılına rastlıyor. O yılda yarı mekanik, yarı bilgisayarlı
makinalarla esas diğer ürünler bırakılarak çorap makina işine girdik.
Daha sonra denim işine girdik. Çorap makinasının yanında ayrıca 1982
yılında kurulan ve halen faaliyette olan bir de denim kumaşı yapan
fabrikamız var. 3 yıl önce babamın vefatı üzerine şirketteki genel
müdürlük görevini devraldım. O yıl 900 olan yıllık makine üretim sayısı
şu anda yıllık 2500'e ulaşmış durumda. Önümüzdeki birkaç yılda yapılacak
yeni fabrika yatırımıyla şu andaki mevcut kapasitenin iki katına çıkmayı
planlıyoruz. Yıllık 5 bin sayıya ulaşılacak.
- Çorap makinası ve denim kumaş’ın dışında başka
alanda da yatırım yapmayı düşünüyor musunuz?
Şu an için çorap makinası ve denimin dışında başka
bir planımız yok. Kendi alanımız olan çorap makinasında yoğunlaşacağız.
Bunun yanı sıra denim de azalarak devam edecek.
- Pazarlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
Satışların yüzde 80'i Asya bölgesine yapılıyor.
Geçmişte Çin'e yapılan satışlar toplamın yüzde 80'i iken son yıllarda bu
oran yüzde 50'ye düştü.
Bu düşüş, Çin'e yapılan satışların azalmasından
değil, çevredeki diğer ülkelere yapılan satışların artmasından
kaynaklanıyor. Bu aslında bizim de istediğimiz bir sonuç. Tüm
yumurtaları bir sepete koymak yerine riski dağıtmak her zaman
avantajlıdır ve dünya çapında global oyuncu olmanın bir adımıdır.
Çorap alanında büyük potansiyele sahip olan
Türkiye, global stratejinin bir parçası olarak bizim için çok önemli bir
yere sahip. Şu anda satışların yüzde 10'u Türkiye'ye yapılıyor. Ayrıca
Türkiye'deki potansiyelin büyüklüğü nedeniyle dünyada ilk defa kendi
ofisimizi Türkiye'de açtık. 1994 yılından beri Türkiye ile mümessil
aracılığıyla çalışıyorduk. Mümessillikle yüzde 2 olan pazar payını kendi
ofisimizle birlikte yüzde 17'ye çıkardık.
- Türkiye dışındaki pazar hakkında bilgi
alabilir miyiz?
Türkiye'nin dışındaki potansiyel pazarlar,
Hindistan, Pakistan ve Meksika olarak sıralanıyor. Ayrıca, Asya'daki
esas pazarlar ise Endonezya ve Tayland. Tayland ve Endonezya'da binin
üzerinde makinaya sahip çorap firmaları mevcuttur. Endonezya'daki sadece
tek bir müşteri binin üzerinde makina alıyor.
- Dakong bu yıl 50. kuruluş yılını kutluyor.
Kutlama çalışmalarınız hakkında bilgi alabilir miyiz?
50. yaş günümüzü kutlamak amacıyla Türkiye’ye ve bu
fuara geldim. Tüm müşterilerimizi bir araya getirip, kaynaşmayı sağlamak
için yemek düzenledik. Ayrıca 50. yılı kutlamak ve Türkiye'de çorap
endüstrisine katkıda bulunabilmek amacıyla Çorap Teknik Lisesi'ne makina
bağışladık.
Ayrıca bir şirketin 50 yıl ayakta kalabilmesi yüz
şirkette 2 şirkete nasip olmaktadır. Bunu ise hedeflerimizde sabit
kalarak en iyi ürünü en iyi fiyatla ve servisle verip, sürekli yeni
ürünler geliştirmemize bağlıyorum.
- Türkiye pazarı ve Türk çorap sektörü hakkında
neler düşünüyorsunuz?
Türkiye piyasasında 1994 yılından beri bulunuyoruz. Mümessillik bazında
yapılan çalışmalarda istenilen sonucu alamadık ve iki yıl önce kendi
ofisimizi kurduk. Kendi ofisimizden önce % 2 olan pazar payı, başarılı
çalışmalar neticesinde % 17'ye ulaştı. Bizim kendi ofisimizi açmamız
dolayısıyla, markamıza olan güven daha da arttı. Müşteri isteklerine
daha kısa zamanda cevap verebiliyoruz ve onların sorunlarını en kısa
sürede çözebiliyoruz. Müşterilerinize daha iyi hizmet ve yakınlaştığınız
zaman, size ve markanıza olan güvenleri daha da artıyor. Türk çorap
endüstrisinin Avrupa'ya yakınlığı, ülkenin bu pazarda devamının en
önemli etkenlerden biri. İkincisi çorap şirketlerinde ikinci nesile
geçiş olması gençlerin daha aktif ve yönetim tarzları da olumlu etki
yapacaktır. Ayrıca Türkiye'de mevcut makine potansiyelini de eklemek
lazım. Türkiye pazarına geç girmiş olmamız bizim zayıf noktamızı
oluşturmakta. Bunun farkındayız. Çorap üretimi insana dayalı bir üretim
alanı değil makine ile yapılıyor ve bu yatırım da ucuz bir yatırım
değil. Mevcut yatırımı olmayan ülkelerin çorap sektörüne girmeleri
zorlaşıyor.
- Ürünlerinizin gelişimi ve diğer ürünlerle
karşılaştırdığınız zaman avantajları nelerdir?
Bizim şu anda en büyük rakibimiz İtalyan çorap makineleridir. Onlar
bilgisayarlı makineleri bizden daha önce piyasaya verdi. Bu makineler
Asyalılar tarafından satın alındı ve peşine biz de bu tür makineleri
geliştirdik. Üretmiş olduğumuz bilgisayarlı makineler Asya'da satışa
çıktı ve çok ilgi gördü. Son yıllarda gerek Türkiye, gerekse dünya
pazarlarındaki satış başarılarımızı göz önünde bulundurursak, kalite ve
fiyat yönünden ürünlerimizin Avrupa makinelerden daha avantajlı olduğunu
söyleyebiliriz. Bunu Asya ülkelerinde gelişen bilgisayar teknolojilerine
yada diğer teknoloji ürünlerinin daha kolay kabul edilebilir olmasına
bağlıyoruz. Bilgisayar teknolojisinin Tayvan'da üst düzeyde gelişmiş
olması insanların bakış açılarını da değiştirdi. Eskiden Avrupa ve
Amerika ürünlerin kaliteli olduğu yönündeki imaj, gelişen teknoloji ile
birlikte bu düşünce, yerini artık Asya'daki teknolojiler de iyidir
şeklinde değişiyor. Bu imajın değişmesiyle birlikte Asya menşeili
ürünlerin Türkiye'ye girmesi de kolay olmaya başladı. Bunun yanında
maliyet olarak Avrupalı ürünlerle, bizim ürünlerimizi kıyasladığımız
zaman, ürünlerimizin daha ekonomik olduğu dikkat çekiyor. Makinelerimiz
teknolojik anlamda İtalyan makinelerin ağırlığında kalmamakla birlikte
aynı zamanda Türkiye'de kendi ofisimizde yedek parça ve servis
hizmetlerini vermekteyiz. Müşterilerin kafasındaki Asya uzaktır
düşüncesini buraya kurduğumuz ofisle yakınlaştırdık. Müşterinin ayağına
hizmeti getirerek bu konsepti bu düşünceyi yıkıyoruz. Bu da ekstra bir
avantaj sağlıyor.
- Dünya çorap sanayindeki gelişmeler ve bundan
sonraki hedefleriniz hakkında neler söylemek istersiniz?
3 yıl önce işin başına geçtiğim zaman, 900 adet olan yıllık
üretimimiz şu anda 2500 adete çıkmış durumda. O dönemde ürünlerimizin %
80'i Çin'e satılırken şimdi % 50' ye düşmesine rağmen, pazar anlamında
daha çok ülkelere ürünlerimizi satmaya başladık. Türkiye pazarında da
toplam satışların %10'u oranında bir satış yapılıyor. Son iki yılda
Türkiye'ye her yıl üretimin % 10'una tekabül eden 250 makine sattık. Bu
bir anlamda Türkiye'nin dünya çapında olan % 10'luk oranını temsil
ediyor. Biz dünya çorap makina üretiminde yaklaşık %20-25 arası bir paya
ulaştık. Da Kong'un bu başarısı şaşırtıcı bir durum değil. Şu an çorap
endüstrisinde olan yavaşlamanın kısa süreli olduğunu düşünüyorum. Bu
sorunun da Amerika'nın Çin çoraplarına kota uygulayıp Avrupa'nın Çin
çoraplarına kota uygulamaması ile oluşan bir dengesizlikten
kaynaklandığını söyleyebilirim. Ancak önümüzdeki dönemde Çin'in para
biriminin yıllık % 10 oranında değerleneceğini düşünüyor. Kesinlikle bu
ortamın geçici olduğuna inanıyorum. Bizim Türkiye'ye olan güvenimiz tam.
Bu güvenimizi de okula yapmış olduğumuz bir makine hediyesiyle
göstermekteyiz. Bu piyasada hep var olacağız ve en iyi şekilde hizmet
edeceğiz. Düşen pazarda, kendini çıkışa hazırlayan üreticiler her zaman
daha başarılı olacaktır. Yavaşlayan pazarda da gelecek için kendini
hazırlayan ona yatırım yapan bu tür yöneticiler sonra tekrar piyasa
düzeldiğinde öne geçecektir. Şans bu grup insanlara güleceği için biz bu
hazırlıklarımızı ona göre yapıyoruz. Şans bu dönemde daha çok çalışana
gülecektir. Çalışmamız var bunlardan bir tanesi şu anda mevcut
ürünlerimizde çeşitliliğe gidiyoruz. Yeni ürünler devreye girecek.
Tayvan’daki Fabrika kapasitemizi yıllık 2500'den 5000'e çıkaracak aynı
bünyede ikinci bir binanın yapım aşamasındayız. Bu şekilde kapasitenin
5000 çıkarılması planlanıyor. Global satış için global satış ağı kurma
hazırlıklarındayız.
- Türk üreticileri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Türk insanı heyecanlı bir yapıya sahip, işine çok
düşkün, teknolojiyi yakından takip ediyor, teknolojik gelişmelere açık
ve öğrenmeye açık bir yapısı var.
Türkiye'nin başarılı olacağını görmemde bu
özelliklerin çok fazla etkisi oldu.
Da Kong’un dünyadaki, özellikle Asya ülkelerindeki
gücü Türkiye'ye yeterince yansımamıştı. Kendi ofisimizi açarak
Türkiye'de bu gücü yansıtma olanağı bulduk. Yeni yatırımlarla yapılacak
büyüme muhtemelen Türkiye'ye daha kolay yansıyacak.
|