TÜRKİYE OFİSİ
MAKİNA MODELLERİ
ŞİRKET PROFİLİ
SERTİFİKALAR
DA KONG TARİHİ
R & D
BASINDA DAKONG
MÜŞTERİ LİSTEMİZ
RESİM GALERİSİ
MAKİNA EĞİTİMİ
FİZİBİLİTE ETÜDÜ
MALİYET ANALİZİ
PİYASA ANALİZLERİ
İKİNCİ EL DA KONG
İLETİŞİM
TÜRK ÇORAP DÜNYASI

ÇORAPLAND OCAK-ŞUBAT 2007 SAYISINI BİLGİSAYARINIZA İNDİRMEK İÇİN RESME TIKLAYINIZ (DOSYA BOYUTU 4 MB'DIR BU NEDENLE YÜKLEME İŞLEMİ UZUN SÜREBİLİR)

ANLIK KURLAR

SON RAKAMLAR İÇİN SAYFAYI YENİLEYİN

EUR/USD GRAFİĞİ

DOW JONES ENDEKSİ

DJIA

AMERİKAN FAİZLERİ

US TREASURIES YIELD CURVE

MERKEZ BANKA FAİZLERİ

GBP 5.25% USD 5.25%
JPY 0.25% EUR 3.50%

İSTANBUL HAVA DURUMU

(diğer iller için resme tıklayın)

İSTANBUL: Son Durum

3 GÜNLÜK ISTANBUL TAHMİN

İSTANBUL: ..

 

 

 Çorap Sanayicileri Derneği Yayını

 

Yıl 5   Sayı 13    Ocak 2005  

 

 

2005 YILI İÇİN KUR SENARYOLARI VE

ENDÜSTRİMİZE OLASI ETKİLERİ

Mithat ARACI

Son iki sayıdır yazmakta olduğum kur risklerinizi nasıl yönetebilirsiniz yazı serimin sonuncusunu tamamlamadan önce, 2005 yılınında vereceğiniz stratejik kararlarınıza küçük de olsa bir katkı yapabileceğini sandığım, kur hareketleri ve bunların endüstrimize olası etkilerini basite indirgeyerek sizlerle paylaşmaya çalışacağım. 

EUR/USD kuru nereye gidiyor?

Son üç yıldır Avro’ya karşı düşüş trendini sürdüren dolar bu trendine daha ne kadar devam edebilecektir?  Geçmiş geleceğin aynasıdır özdeğişini hatırlayarak, son günlerin bu sıcak sorusunu cevaplamadan önce EUR/USD kurlarının geçmişine bir yolculuk yapmakta yarar görüyorum.

1970’li yılların ortasından itibaren Ortadoğu Petrol krizi nedeniyle bugünün fiyatlarıyla 80 doları bulan petrol fiyatları Amerika’da enflasyonu %14’e, faizleri de %18’e yükseltirken, 1980 yılına gelindiğinde hiçkimsede dolara yatırım yapma arzusu  kalmamıştı. Bu yıllarda altına yapılan yatırım patlamış şimdilerde onsu 450 dolar civarında gezinen altın fiyatları o tarihte 850 dolarla tarihinin en yüksek seviyesine varmıştı. İşte o atmosferde dolar Avro’ya karşı (sepeti oluşturan avrupa paralarıyla hesaplanmış olarak) 1.45 seviyelerini görmüştür. Başkan Reagan’ın göreve gelmesiyle Amerika’da enflasyon dizginlenmiş, düzelen ekonomiyle birlikte 1985 yılında dolar tarihinin en yüksek seviyesi olan 0.64 Avro seviyelerine ulaşmıştır. İşte bu seviyede G7 ülkeleri aşırı değerli dolar nedeniyle Amerika’nın durdurulamaz ticaret açığını azaltabilmek için New York’taki Plaza otelinde bir araya gelmiş, Plaza Anlaşması olarak da anılan bu toplantı sonrası, koordineli bir şekilde dolara müdahale etmişler, Reagan’ın ikinci 4 yıllık döneminde doları Avro’ya karşı 1.30 seviyelerine düşürmüşlerdir. Baba Bush’un Irak’a müdahalesi sonucunda 400 milyar doları geçen bütçe açığı nedeniyle dolar 1992 sonunda, dış ticaret açığında bir sorun olmamasına rağmen, bir kez daha 1.45 seviyesine ulaşmıştır. Bundan sonra gelen sekiz yıllık Clinton’un başkanlığı döneminde Amerika bütçe açıklarını fazlaya çevirmiş bu sayede dolar 2000 yılının sonlarında hepimizin bildiği 0.82 Avro seviyesine güçlenmişir.  İkinci Bush iktidarının başlamasıyla, Clinton döneminde verilen bütçe fazlaları, 11 Eylül’ü takip eden dönemde Afganistan ve Irak’ta yapılan askeri harcamalar ve yüksek oranlı vergi kesintileri nedeniyle hızla yok olmuştur. Amerika 2004 yılında 1992 yılında olduğu gibi 400 milyar doların üzerinde bütçe açığı verirken ayrıca Çin’in dünya ticaret örgütüne katılmasının da büyük katkısıyla dış ticaret açığında da tarihinin en yüksek seviyesi olan 600 milyar doların üzerine çıkmıştır.  Bu da hepimizin bildiği gibi Avro’yu dolar karşısında 1.35 seviyesinin üzerine taşımıştır.

Tüm bunları söyledikten sonra sorumuzu tekrar edelim: dolar daha ne kadar düşer?  1992 yılındaki yalnızca bütçe açığı doları Avro karşısında 1.45 seviyesine taşımışken bu gün yaşanılan aynı oranlı bütçe açığına eklenen rekor seviyedeki dış ticaret açığı doları Avro’ya karşı kolaylıkla 1.45 seviyesinin üzerine çıkarabilecektir. Hepimizin bildiği gibi süregelen askeri harcamaları azaltamayan Amerika, dolar kurunun düşmesine müsaade ederek Amerikan mallarını dünyada göreceli olarak ucuzlatarak dış ticaret açığını azaltmayı hedeflemektedir.  Bu  strateji, Asya ülkelerinin başta Çin olmak üzere kendi para birimlerinin dolar karşısında değerini sabit tutmaya çalışmasıyla tam olarak başarılı olamadıysa da 2005 yılında muhtemelen Amerika’nın artan baskısı karşısında Çin’in kontrollu olarak renminbi’yi revalue edeceği beklentisindeyim.  Bu da 2005 yılında başta Japonya olmak üzere, Tayvan, Kore, Hong Kong ve Singapur’da bir revaluasyon dalgası yaratabilecektir.  Asya’da olabilecek bu revaluasyon dalgası muhtemelen son üç yıldır dolara karşı sürekli değer kazanan Avro üzerinde alınan pozisyonları da azaltabilecek, doların Avro karşısındaki bu düşüş trendi 2005 yılında Avro’nun değerlerinin 1980, 1992 yılından sonra üçüncü kez 1.45’e doğru yaklaşmasıyla muhtemelen son bulacaktır.

İkinci senaryoda da şayet Çin parasını 2005 yılında revalue etmezse Avro muhtemelen dolara karşı 1.50 seviyesinin de üzerine çıkabilir. Doların bu senaryoda nerede duracağına ise Amerika karar verecektir. Bir başka deyişle, çoğunlukla Asya merkez bankaları tarafından finanse edilen dış ticaret açığının finansmanını sorunsuz sürdürebildiği müddetçe, dolayısıyla ülkesindeki faiz oranlarının olası ani artışının ekonomisini hızla soğutmasına neden olmadıkça, Amerika doların düşmesine, dış ticaret açığının azalmasına büyük katkısı olacağından, müsaade edecektir.

  

 

Artan Çin Fiyat Rekabeti ?

Tüm bu tahminlerden sonra gelelim bu kur hareketlerden bizim çorap endüstrimizin nasıl etkileneceği sorusuna. İhraacatımızın yaklaşık %85’inin yapıldığı Avrupa pazarında son aylarda yoğun Çin rekabetiyle karşı karşıyayız. Avrupalı alıcılar bizleri Çinli üreticilerin fiyatlarıyla tehdit etmekte ve fiyat düşürmeye zorlamaktalar.  Parasının değerini dolara sabitleyen Çin, uluslararası piyasalarda doların değer kaybetmesiyle, özellikle Avrupa pazarında fiyatlarında göreceli olarak bizlere göre üstünlük sağlamaktadır. Aşağıda üretici fiyatları endeksleriyle arındırdığım Renminbi/YTL indeksine bir göz atarsak Çin Dünya Ticaret örgütüne katıldığı 2001 yılının Kasım ayından önce bizim lehimizde olan 1994=100 bazlı bu endeksin son üç yılda aleyhimize bir hareketle 82’den 147 rakamına hızla çıktığını görürüz. Bu şu anlama gelmektedir: Dünya Ticaret Örgütüne katılmakla uluslararası ticarete yoğun olarak giriş yapan Çin, Türk lirasının son üç yılda dolar karşısında aşırı değerlenmesi nedeniyle, diğer etkenlerin sabit kaldığını farzedersek, Avrupa pazarlarında bize karşı fiyatlarını %79 oranında kırabilecek konuma gelmiştir.  Özellikle son iki yıldır Avrupalı alıcıların bizden fiyat kırmamızı, yoksa alımlarını Çin’e yönlendireceklerinin altında yatan en büyük gerçeklerden biri de bu olsa gerek. 

 

 

2005 yılında bizi kurlar açısından Avrupa çorap pazarında neler bekliyor?

Senaryo 1 (% 10 olasılık): EUR/USD 1.45’e ulaşacak, USD/YTL kuru sabit kalacak, Çin revaluasyon yapmayacak.

Avro’nun dolar karsısında artışı EUR/YTL’sını bugünkü seviyelerinin üzerine taşıyacak, bu kur bizi biraz olsun rahatlatırken, Çinli üretici Avro bazında düşen maliyetleri ile fiyat kırabilecek, bu da bize Avrupalı alıcılardan fiyat düşürmemiz şeklinde yansıyabilecektir. Yani bu senaryoda kazancımız kaybımızla eşitlenmektedir.

Senaryo 2 (% 10 olasılık):  EUR/USD 1.10’a düşecek, USD/YTL kuru sabit kalacak, Çin revaluasyon yapmayacak.

Avro’nun TL karşısında aşırı değer kaybı ihracatçının zararını arttırırken, Çinli üreticinin de Avro bazında artan maliyetleride onları fiyat arttırımına itecektir. Yani bu senaryoda kur zararımızı artan fiyatlarla giderebileceğiz.

Senaryo 3 (% 15 olasılık): EUR/USD 1.45’e ulaşacak, EUR/YTL kuru sabit kalacak, Çin revaluasyon yapmayacak. 

Bu en kötü senaryoda, TL karşısında artmayan Avro kuru bizi artan maliyetlerimiz karşısında koruyamazken, hem de Çin’in Avro bazında düşen maliyetleri nedeniyle fiyat kırabilecek olmaları, bizi oldukça zorlayacaktır. Her iki taraftan sıkışan çorap üreticimiz kar marjlarını biraz daha azaltmak zorunda kalacaktır.

Senaryo 4 (% 5 olasılık):  EUR/USD 1.10’a düşecek, EUR/YTL kuru sabit kalacak, Çin revaluasyon yapmayacak. 

YTL’ye karşı değerini koruyan Avro kuru bizi kısmen rahatlatırken, Çin’in Avro bazında artan fiyatları, bizimde Avrupa’da fiyatlarımızı arttırırabilmemizi sağlayabilecektir. Yani bizim için bu iyi senaryoda maliyet artışımızı alıcıya yansıtabilieceğiz.  

Senaryo 5 (% 10 olasılık): EUR/USD 1.45’e ulaşacak, USD/YTL kuru sabit kalacak,  Çin %20 oranında revaluasyon yapacak.

Bizim için bu olumlu senaryoda Çinli rakiplerimiz nispeten fiyat arttırmak zorunda kalırken bizde aynı zamanda artan EUR/YTL kurundan yararlanabileceğiz.

Senaryo 6 (% 10 olasılık):  EUR/USD 1.10’a düşecek, USD/YTL kuru sabit kalacak Çin %20 oranında revaluasyon yapacak.

Bu senaryoda Çinli rakiplerimiz hem revaluasyon nedeniyle hemde artan EUR/USD kuru nedeniyle kesinlikle fiyat arttırırken biz düşen EUR/YTL kurundan doğan zararımızı fiyatlarımızı arttırarak Avrupalı alıcıya kolaylıkla yansıtabileceğiz.

Senaryo 7 (% 35 olasılık):  EUR/USD 1.45’e ulaşacak, EUR/YTL kuru bu günkü seviyelerde sabit kalacak, Çin %20 oranında revaluasyon yapacak.

Bu olasılığını en yüksek gördüğüm senaryoda Çinli rakiplerimiz revaluasyon nedeniyle fiyat arttırmaya zorlanırken Avro’nun dolar karşısında artması nedeniyle bu baskıdan kısmen kurtulacaklardır. Biz ise maliyet artışımız oranında artmayan EUR/YTL kurundan zarar ederken bu zararımızı Avrupalı alıcıdan çıkarıp çıkaramayacağımız Çinli üreticilerin fiyat politikalarına bağlı olacak.

Senaryo 8 (% 5 olasılık):  EUR/USD 1.10’e inecek, EUR/YTL kuru bu günkü seviyelerde sabit kalacak, Çin %20 oranında revaluasyon yapacak.

Bizim için bu en iyi senaryoda Çinli rakiplerimiz hem revaluasyon nedeniyle hemde değeri düşen EUR/USD kuru nedeniyle Avrupa piyasasında fiyat arttırmak zorunda kalırken biz hem içeride nispeten yüksek kalan EUR/YTL kurundan yararlanabileceğiz hemde rakiplerimizin fiyat artışı nedeniyle muhtemelen fiyat arttıracak veya fiyatlarımızı değiştirmeyerek daha büyük Pazar payı kapabileceğiz.

Sonuç olarak tüm bu kur senaryolarını değerlendirdiğimizde, kurların hareketinin ne tarafa doğru giderse gitsin, bizi yukarıda çizdiğimiz senaryoların büyük çoğunluğunda, kendi içinde yarattığı emniyet (hedge) mekanizması nedeniyle, dünyada gelecekteki tek rakibimiz olacağını düşündüğüm Çinli üreticilere karşı bizi nispeten koruyacağını söyleyebiliriz. Tahminim o ki geçen yaz aylarında yaşadığımız türbilanslı günler bir daha yaşanmayacak. 

 

 

 

                               Şirket Profili     Tarih     Araştırma&Geliştirme      Sertifikalar      Ürünler     Türkiye'de Dakong     Medya'da Dakong   
En Son Güncelleme: February 10, 2007