|
BÖLÜM 1: TÜRKİYE
BU PAZARIN NERESİNDEDİR VE ÇİN AVRUPA’DA BİZİM İÇİN BİR TEHDİTMİDİR ?
Son günlerde kiminle konuştuysam,
neredeyse herkezin şikayeti, Avrupa’da çorap fiyatları düşüyor, büyük alıcılar
bize fiyat dikte ettiriyor, makinalarımız tam kapasite ile çalışamıyor,
pazarımızı Çin’e mi kaptırıyoruz ? önümüzü göremiyoruz, yarın ne olacak
bilemiyoruz şeklinde. Belirsizlik herkezde gelecek için haklı olarak bir korku
yaratıyor. Bu belirsizliği bir nebze olsun dağıtabilmek amacıyla,
ihraacatımızın %80’inden fazlasını yaptığımız söylenen, bizim için çok önemli
olan Avrupa çorap pazarında, Türkiye olarak son 10 yılda ne yönde hareket
etmişiz, hangi ülkelerde pazar paylarımız nasıl değişmiş, hangi çorap
kategorilerinde varız, hakim olduğumuz kategorilerde Avrupa dışı rakiplerimiz
kimler, bu kategorilerde fiyatlar nasıl değişiyor, Çin bu kategorilerde
özellikle kota sonrası neler yapıyor, Avrupa çorap pazarında ne tür stratejiler
izlersek pazar payımızı arttırırız, ayrıca Avrupa içindeki üretici/satıcı
ülkelerin detaylı analizleri, onların ihraç pazarları nereler, bu pazarlara
girebilirmiyiz sorularına cevap bulabilmek Avrupa’nın EUROSTAT ismindeki
istatistik bilgi kaynağından internet aracılığıyla yararlandım. Bu sorular
hakkındaki cevap ve yorumlarımı dergimizin bu sayısıyla başlayarak önümüzdeki
birkaç sayısında vermeye çalışacağım. Yazım hazırlanana kadar bu sitede 2005
yılının enson Nisan ayı istatistikleri yayınlanmıştı ve üzerinde çalıştığım tüm
istatistikler aksi söylenmedikçe 25 Avrupa ülkesi rakamlarını içermektedir.
Son 10 yılda Avrupa çorap
ithalat pazarı nasıl gelişiyor ?
Avrupa çorap pazarı 2004 yılında
tablo-1’de kategorik ayırımıyla ve grafik-1’de ise ülkelere dağılımıyla
göreceğiniz gibi 4.5 milyar çift çorap olup toplam satış 2.6 milyar Avro’dur. Türkiye’nin
bu pazardan aldığı pay 2004 yılı sonu itibarıyle 1,016 milyar çift ve 508 milyon
Avro’ya karşılık gelmektedir. Avrupa Çorap pazarının kabaca %50’si ithalata
açıktır. Türkiye grafik-2’de görüldüğü gibi Avrupa çorap ithalat pastasındaki (Avrupa
ülkeleri hariç) payını son 10 yılda %22.2’dan %44.1’e yükseltmiştir. Bizim en
büyük rakibimiz 2004 yılı sonunda %9 payla Kore olup onu %6.8 payla Romanya ve
%4.6 payla Çin izlemektedir. Türkiye’nin 1995 ile 2004 yılları arasındaki bu
büyümesi Grafik-3’de görülebileceği gibi büyük ölçüde pamuklu soket çorap
kategorisinde meydana gelmiş ve Türkiye bu kategoride 2004 yılında Avrupa’ya 403
milyon çift çorap ihracatıyla bir numara olmuştur. Türkiye’nin en büyük olduğu
bu kategoride Avrupa’nın ithalata açıklık oranı %67 ile en üst seviyededir.


Türkiye
Hangi Çorap Kategorilerinde Büyüyor ?
EUROSTAT
rakamlarına göre çorap pazarı 15 değişik kategoriye ayrılmış olup bu
kategorilerden aşağıda tablo-1 de isimlerini kısaltarak tercüme ettiğim
61151100-61159900 kodları arası 13 aktif kategori mevcuttur. Bu kategoriler
arasında çift çorap hesabıyla %50.1 payla pamuk soket çorap kategorisi birinci
sırada yer almaktadır. Türkiye bu kategorinin lideri olup çift çorap bazında
pazar payı %37.1’dir. Toplam pazarda ise çift çorap bazında (Avrupa ülkeleri
dahil) Türkiye’nin payı %22.7’ dir.
Tablo-1’e dikkatli baktığımızda
Türkiye’nin pamuk iplikten yapılan her çorap kategorisinde güçlü olduğu ancak
sentetik iplikten yapılan kategorilerde düşük paya sahip olduğu görülmektedir.
Grafik-3’e baktığımızda bunu daha iyi görüyoruz: 1995 yılında %17 olan ince
sentetik külotlu çorap kategorisindeki payımız bu kategoriye ilave yatırım
yapılmadığından 2004 yılında %2’lere düşüyor. Türkiye diğer bir deyimle son 10
yılda sentetik çorap kategorilerini ıskalayarak neredeyse toplam pazarın %45’lik
kısmından çok az pay alırken %55 ağırlığı olan pamuklu kategorilerde ise aşırı
yatırım yaparak açıkca kendi kendisinin rakibi olmuş izlenimini vermektedir.

Büyümemiz tabiki önemli ancak bu
büyümeyi bundan sonra toplu bir strateji çerçevesinde farklı kategorilere
yatırım yaparak gerçekleştirsek, sonucunda bundan herkez yararlanabilir. Gelinen
noktada, pamuklu soket kategorisinde, mevcut satış yapımızla, bu pazarın doyum
noktasına yaklaşmış olmamıza rağmen aynı kategoride daha da büyümek istiyoruz ve
dolayısıyla, bu da fiyat düşürerek birbirimizin pazar payını kapmakla
sonuçlanıyor, dolayısıyla Avrupa’daki alıcılar hariç, hepimiz az veya çok
kaybediyoruz.

Türkiye
Çoraplarını Hangi Ülkelere Satıyor ?
Türkiye’nin Avrupa’da en büyük pazarının %35.2 payla İngiltere olduğunu
görmekteyiz (bakınız grafik-4.) Bu pazarı sırasıyla %26.8 payla Almanya takip
etmektedir. Sonrasında %8.2 ile Fransa ve %7.8 oranıyla Hollanda gelmektedir.
Trendleri takip ettiğimizde şunları görmekteyiz; 1995 yılındaki Almanya pazarına
olan yüksek bağımlılık yerini İngiltere’ye olan bağımlılığa bırakmış gibi
görünmektedir. Ayrıca 2005 yılının Ocak-Nisan döneminde en büyük pazarımız olan
İngiltere’de azalan satışlarımızın payını bunu Almanya, Avusturya ve diğer
ülkelerdeki artışlarla telafi etmekteyiz. Türkiye’nin diğer ülkelerdeki
ağırlığının artışı ise bu ülkelere Almanya veya İngiltere üzerinden değilde
direkt olarak satış yaptığımızı göstermesi açısından pozitif bir gelişme olarak
görülebilir. Bizim tersimize, grafik-5’de görülebileceği gibi, Çin satışlarını,
gittikçe daha az sayıdaki büyük Avrupa ülkeleri, özellikle artan oranda Hollanda
üzerinden, yapmaktadır.

Çin Çoraplarını Hangi Ülkeler
Alıyor ?
Grafik-5’de Çin’in satışlarını yaptığı ülkelerin dağılımını görüyorsunuz.
Almanya bizim satışlarımızın %27’sini yaptığımız bir pazardır. Bu pazarda son
datalara göre, Çin özellikle fiyat kırarak payımızı küçük de olsa kapmaya
başlamıştır. Bu grafikteki görülen Çin Alman pazarındaki büyük artışını şimdilik
büyük ölçüde bizim dışımızdaki ülkelerin pazar paylarını kaparak
gerçekleştirmiştir. Ekonomik sorunlar yaşayan Almanya, Çin fiyat düşürdükçe, bu
ürünlerini almaya daha istekli görünüyor. Diğer yandan Hollanda, özellikle Şubat,
Mart ve Nisan 2005 aylarında geçen seneki alımlarıyla karşılaştırıldığında
stokçuluk seviyesine varabilecek ölçüde ve ucuz fiyatlarla Çin’den çorap
çekmiştir. Bu büyük alımlar bir kerelik mi gerçekleşmiş (muhtemelen kota konacak
beklentisiyle spekülasyon amaçlı olabilir) yoksa önümizdeki aylarda bu alımların
devamı gelebilecek mi? Şu an için tahmin etmek çok zor fakat Hollanda, şans
eseri, bizim satışlarımızda yalnızca %7.8 oranında küçük bir yer tutmaktadır.
Çin yine sevindirici bir şekilde %11 pay ile bizim en büyük pazarımız olan
İngiltere’de fazla varlık gösteremiyor. Rakamları yorumlamaya devam ettiğimizde
ayrıca Avrupa’daki en büyük üçüncü pazar olan Fransa’nın (bakınız grafik-1) Çin
ürünlerine giderek çok daha az ilgi gösterdiğini görmekteyiz. Ancak İtalya’nın
az da olsa Çin çoraplarına ilgisi artıyor sanki.

Öte
yandan büyük dağıtıcıların üçüncü ülkelere yaptıkları satışlarda Çin’den
aldıkları fiyat üzerine kendi kar marjlarını koyarak satış yapacaklarını
varsaydığımızda, büyük satıcıların nihai satış fiyatlarının, üçüncü ülkelerde
bizim fiyatlarımıza yakın belki de daha fazla olabileceğini, Türkiye olarak eğer
kendi satış ağlarımızla satış yapabilirsek, dolaylı olarak Avrupa’daki Çin
rekabetini de kolaylıkla etkisiz hale getirebileceğimizi de düşünebiliriz.
Grafik-6’ya baktığımızda Avrupa 25 ülkesinin kendi aralarında yaptığı pamuklu
soket çorap satışlarının 0.79 avro olduğunu ancak bizim onlara yaptığımız satış
ortalamasının ise 0.49 avro olduğunu görüyoruz. Yani Avrupa’lı alıcı bizden
aldığı her çift çorapta kabaca 0.30 avro veya %60 satış karı kazanmaktadır.
Avrupa’da kendi satış ağlarımıza ve markalarımıza baştan yapabileceğimiz bir
miktar yatırım, daha yüksek kar marjlı satışlarla kısa zamanda bize geri
dönebilecektir, yani yapılacak yatırım bir anlamda kendi kendini finanse
edebilecektir.

Pamuklu soket pazarındaki büyümemiz
hangi ülkenin payını daraltıyor ?
Tablo-2’de Avrupa pazarında tüm
ülkelerin son 10 yıldaki pazar payı gelişimlerini görmektesiniz. Bizim büyümemiz
İtalya’nın pamuklu soket çorap kategorisinde pazarının büyük bir kısmını bize
kaptırmasıyla gerçekleşmiş gibi görünüyor. Tablo-2’de göreceğiniz Türkiye’nin 25
Avrupa ülkesindeki Avro bazında payı son 10 yılda Avrupa ülkelerinin satışlarıda
dahil edildiğinde yaklaşık % 6.9’dan %19,2’ye çıkarken İtalya’nın payı %31.9’dan
%19.9’a düşmüştür. Bu da İtalyanın %12’lik pazarının aynı dönemde %12.2 artış
yaşayan Türkiye’ye geçtiğini açıkca göstermektedir. Bu süreçte İtalya yüksek
katma değerli çoraplara geçiş yapmış, tüm kategorileri içeren ortalama birim
çorap fiyatını 0.61 Avro’dan 0.83 Avro’ya çıkartmıştır. Bu nedenle satışları
1995 yılındaki 945 milyon çiftten 2004 yılındaki 635 milyon çifte düşmesine
rağmen, geliri aynı dönemde 577 milyon Avro’dan yalnızca 528 milyon Avro’ya
inmiştir.

İtalya’nın
pamuklu soket pazarındaki kaybı sınıra yaklaştımı ?
Bu
dönemde İtalya’nın bu kategoride elinde kalan kısımı ise büyük olasılıkla
ortalama Grafik-7’de göreceğiniz 1.08 Avro’ya çıkan fiyatının işaret ettiği gibi
herhalde merserize-fantazi çoraplar olmalıdır. İtalya’nın diğer kuvvetli olduğu
ince sentetik külotlu çorap kategorisinde varlık gösteremediğimiz için bundan
sonra İtalya üzerinden büyümek istiyorsak rakamlar bize birtek merserize-fantazi
çorap kategorisini işaret ediyor. İtalya miktar bazında satışlarının %15’ini
gerçekleştirdiği bu kategoride 2004 yılında 96 milyon çift çorap satarken 104
milyon avro gelir kazanmış. Tabiki burada üretimin hangi oranda kendileri
tarafından yapıldığını bilemiyoruz. Bu alana girmemiz, önümüzdeki aylarda Çin’in
Avrupa’ya artacak satışları nedeniyle Türkiye’de sayısı artabilecek atıl
makineleri, teknik olarak mümkünse kovanlarında merserize çorapları üretebilecek
yönde değişime giderek, kısmen üst fiyat kategorisine geçmek için kullanmamız,
ille de aynı tür çorabı yapıp sipariş alabilmek için fiyat düşürmekten çok daha
iyi olabilir. Merserize çorap ihracatı alanına girmenin zorlukları arasında
merserize iplik altyapımızın yeterince gelişememiş olması, yüksek iplik
fiyatları, merserize deneyimimizin fazla olmaması veya bilemediğim birçok
faktörler olabilir. Ancak rakamlardan görebildiğim kadarıyla bu alanda
İtalya’nın payını almamız gittikçe zorlaşmakta. Nedenine gelince size
rakiplerimiz başlığı altında bir sonraki sayıda detayını vereceğim Pakistan
merserize kategoride çoktan bizden önce pazarı kapmaya sanki başladı gibi.
Grafik-7’de göreceğiniz Pakistan’ın yüksek ortalama çorap fiyatlarıyla Çin’e
rağmen Avrupa’da pazar payını arttırabiliyor olması, Avrupa pazarı için İtalyan
makinalarına yaptığı son 3-4 yıldaki yatırım miktarları hep buna üretimini sanki
ya merserize yada kalın kışlık çorap (6-9 numara makina) kategorisinde yapıyor
hissini veriyor bana. Ayrıca Pakistan’ın dünyanın en büyük üçüncü pamuk
üreticisi olması ve ucuz işçiliğine rağmen bu yüksek fiyatlarını koruyor olması
da Avrupa’ya bu kategorinin pahalı ürünlerini sattığını gösteriyor olabilir.
Ancak EUROSTAT rakamları merserize çoraplar için özel kategoriye sahip olmadığı
için bu durumun rakamlarla ispat edilmesi kolay değil. Öte yandan İtalyan
firmalarının son 3-4 yılda fabrikalarını taşıyarak, ince sentetik külotlu çorap
yanında, merserize çorap üretimlerinin bir kısmını Romanya’ya kaydırmış
olduklarını sanıyorum. Rakamlar bu yönde bir trende işaret etmekte.
Pamuklu soket pazarındaki
fiyatlar ne yönde hareket ediyor ?
Türkiye’nin hakim olduğu Pamuklu
soket çorap kategorisindeki fiyat hareketlerini Grafik-7’den incelersek
özellikle İtalya’nın bu kategoride en yüksek fiyatlara sattığını en düşük
fiyatları ise Çin’in verdiğini görmekteyiz. Bu kategorinin hakimi olan Türkiye
ise hem pazarın doyum noktasına yaklaşıyor olması ve hem de Çin kaynaklı
baskılar nedeniyle fiyat kırmaya devam etmektedir. Türkiye fiyatları kota
sonrası %8.2 düşmüştür (bakınız Grafik-8). Kota sonrası dönemde Çin fiyat
hareketleri dalgalanma gösterse de dataların detayına girdiğinizde özellikle
Çin’den Hollanda kaynaklı (bakınız grafik-5) büyük boyutlu ucuz çorap alımının
ortalama fiyatlar üzerinde düşürücü etkisi olmuştur diyebiliriz. Çin’in fiyat
düşürdüğü sonucuna varabilmek için yeni dataların yayınlanmasını beklemekte
yarar var. Ancak şunu ilave etmem gerekir; bizim için en önemli pazar olan
İngiltere pazarında Çin’in ortalama pamuklu çorap fiyatları bizim fiyatlarımıza
tüm diğer ülke pazarları içinde en yakın olanı. Muhtemelen bu yüzden Çin, tüm
büyük pazarlarda 2005 yılının ilk 4 ayında %200-300 arası büyürken, İngiltere
pazarındaki büyümesi %10 civarında kalmıştır.


Kota sonrası pazar payları nasıl
değişiyor ?
Tablo-3’de görüleceği gibi kota sonrası dönemde en büyük pazar payı artışı
Çin’de görülmektedir. Ancak rakamlara dikkatle baktığınız zaman ilginç bir
gelişme göze çarpıyor:Kore’nin pazar payı %5.8 veya 20.1 milyon Avro düşerken,
Çin’in ki %7.2 veya 26.7 milyon Avro artmaktadır. Bunun iki nedeni olabilir. Ya
gerçekten Çin kendisine Avrupa pazarında ilk kurban olarak Kore’yi seçmiştir.
Şayet bu gelişme doğru ise insan bundan sonra kime sıra gelecek diye düşünmeden
edemiyor. Ancak çok büyük olasılıkla bu gelişme Kore’nin Çin’in ucuz iş
gücünden yararlanabilmek amacıyla fabrikalarını kotalar kalkmadan Çin’e
taşıdığını ve geçen sene Çin’de kendi fabrikalarında ürettikleri çorapları kota
sınırlamaları nedeniyle Kore menşeli olarak Avrupaya ihraç ettiklerini sanıyorum.
Kotalar kalkar kalkmaz ise tüm bu çoraplar direkt Çin üzerinden Avrupa’ya
gönderildiğinden böylesine büyük pazar payı değişimi yaşanmış görünüyor. Bu
senaryo için Çin + Kore paylarını ayrı olarak en alt satırda hesapladım ve sonuç
hiç de Çin Avrupa’yı istila etmiş şeklinde yorumlanacak derecede büyük çıkmadı.

Tablo-4’de kota
sonrası 2004 Ocak-Nisan döneminin 2005 yılının aynı dönemiyle karşılaştırılmış
rakamlarını görüyorsunuz.
Çin %300’e varan artışlarla her
ne kadar korkutucu görülüyorsa da yine Çin + Kore hesabı yapıldığında artış
oranları ilk dört ayda %15’e iniyor. Ben şahsen gerçek senaryonun bu olmasını
umuyorum. Yoksa Kore’den sonra sıra bize gelecek gibi.

İtalyan Makina Satış
Trendleri ne yönde gelişiyor ?
Çin
ve Türkiye’nin son 10 yılda EUROSTAT üzerinden ulaşabildiğimiz resmi kayıtlara
göre İtalya’dan aldığı tek ve çift silindirli makinaların sayısını grafik-9’da
görmekteyiz. Toplu rakamlara bakında Çin bu dönemde 1,946 çift silindirli 12,174
tek silindirli toplam 14,120 İtalyan menşeli çorap makinası almışken Türkiye
3,539’u çift silindirli 14,123’ü tek silindirli olmak üzere toplam 17,662
makinayla Çin’den %25 fazla italyan makina almıştır. Bu makinaların ne kadarının
yeni ne kadarının ikinci el makina olduğu bilgilerine EUROSTAT vasıtasıyla
ulaşılamamaktadır. Ancak şunu söyleyebiliriz ki Çin’in 2000 yılının Nisan ayına
kadar yaptığı makina alımlarının fiyatları bu dönemde çoğunlukla ikinci el
makina alımları yaptığına işaret ediyor. Son yıllardaki alımları ise daha yüksek
ortalama fiyatlarıyla yeni makina alımlarına işaret etmekte. Türkiye son 10
yılda bunun yanında İtalya dışındaki diğer Avrupa ülkelerinden, özellikle
İngiltere ve Almanya’dan, ikinci el 2,916 tek silindirli ve 813 çift silindirli
makina alırken aynı dönemde Çin, bu ülkelerden, ancak 294 tek 68 çift silindirli
makina alabilmiştir.
Trendleri izlersek şunları söyleyebiliriz; artık Almanya, İngiltere gibi
Avrupa’lı eski çorapçı ülkeler çorap üretiminden çıktıklarından, çorap üretimine
yeni girecek bir ülkenin eskiden Türkiye’nin Avrupa’dan kolaylıkla ve ucuz
fiyatlarla bulabildiği ikinci el makinaları bulabilme şansı çok azalmıştır. Bu
ülkeler çorap işine girip bize Avrupa’da rakip olacaklarsa yeni makina almak
dışında bir şansları kalmamış gibi görünüyor. Bundan sonra büyük miktarda
kullanılmış makina, kısa vadede üretim miktarları azaldıkça Amerika’dan veya
İtalya’dan (İtalya’dan çıkacağını düşündüğüm 200-220 iğne ikinci el merserize
makinaları başka ülkelere kaptırmamamız iyi olabilir) ve daha sonraki yıllarda
ise hala çalışır durumda iseler ya Türkiye’den yada Çin’den çıkabilecektir. Bu
nedenle son yıllarda dünya çapında düşük seyreden çorap fiyatlarıyla sanmıyorum
ki Çin’den sonra bir ülke çıksın ve yeni makina alarak yüksek üretim
maliyetleriyle bize Avrupa’da rakip olabilsin. Benim tahminim bundan sonra
Çin’in Avrupa’da bizim dışımızdaki ülkelerin pazar paylarını azaltarak
büyüyeceği, bize karşı belkide tek rakip olarak kalacağı yönündedir. Amerika’dan
çıkan ikinci el makinaların her ne kadar Türkiye’ye geldiğini duysakda bizim
esas ihracat pazarımızın Amerika olmaması nedeniyle bu makinaların özellikle
Pakistan ve Çin tarafından paylaşılmakta olduğunu tahmin ediyorum. Ayrıca Çin’in
Uzakdoğu ülkelerinden de ikinci el makinaları, özellikle Hong Kong, Endonezya,
Tayvan ve Kore çorapçılarının fabrikalarını kısmen Çin’e taşınmaları nedeniyle,
edindiğini de söyleyebiliriz (belki birgün bizde eski makinalarımızı Çin’de
açacağımız fabrikalarımıza taşırız.) Ayrıca Tayvan’ın geçen yıl çoğunluğu Çin’e
olmak üzere uzakdoğu’da 1,500 makina sattığını, sayının bu yıl 2,000’in üzerinde
olmasının olmasının beklendiğini ayrıca eklemem gerekir.
İtalya’nın Dünya çapında makina ihracaat rakamları incelendiğinde ise Türkiye,
son günlerdeki herkezin şikayetlerine rağmen, İtalya’dan makina alımlarında, bir
süredir var olan %30-35 ağırlığını koruduğunu söyleyebiliriz.
Bizden sonra %14 ile Amerika %13
ile Pakistan ve %10 ile Çin gelmektedir. Bu yılın ilk 4 ayında Türkiye, Çin ile
karşılaştırıldığında, Çin’in 3.5 katı fazla makina çekmeye devam etmektedir.
2004 yılının tümünde bu oranlar Türkiye %37, Pakistan %14, Çin%14, Amerika %10
şeklindeydi. Amerika’da görülen bu ciddi artış herhalde Amerikalı çorapçıların
Çin’e uygulanan kotanın önümüzdeki yıl da uygulanacağına olan güvenlerinin
göstergesi olsa gerek. Hepimizin bildiği gibi Amerika tarafından 18 Ekim 2004
tarihinde Çin çoraplarına konan kota 18 mayıs 2005 tarihinde doldu. Bu kota
508.8 milyon çift olarak uygulanmaktaydı. 28 Ekim 2005 tarihinde Çin
çoraplarının Amerika’ya tekrar girmesine müsaade edilecek.

Amerikan çorap ithalat pazarında hangi ülkeler hakim ?
Bu
arada kısaca Amerikan Çorap ithalat piyasasındaki esas oyunculardan bahsetmek
istiyorum. 2005 yılının Ocak Nisan döneminde pamuklu çorap kategorisinde %18’lik
pay ile Pakistan birinci, % 17 payla Dominik Cumhuriyeti ikinci, Meksika %14
payla üçüncü, Kore %12 payla dördüncüdür. Türkiye %4 ve Çin %5 payla pamuklu
çorap kategorilerinde arkadan gelmekteler. Çin, sentetik çorap kategorisinde ise
%73’lük pay ile açık ara birincidir. Çin, 42 milyon düzinelik kotasının, ilk 4
ayda 25 milyonunu sentetik, 2 milyonunu ise pamuklu kategoride kullanmıştır. Bir
çoğumuz Çin’in Amerikan kotası dolduğu için Avrupa pazarlarına agresif olarak
saldıracağını düşünmekteyiz. Çin çorapçılarının Amerikadaki çorap satış
trendleri bir göstergeyse pamuklu çorap ağırlıklı alım yapan Avrupa pazarında
Çin’li çorapçıların, bizim için en azından bir kaç sene daha önemli bir tehdit
oluşturmayacaklarını düşünüyorum. Ancak ellerindeki makina parkurlarını
özellikle sentetik ince kadın kategorilerine uygun bir şekilde çoğaltacağını
düşündüğüm Çin, yakın zamanda Avrupa ülkelerinin yaklaşık %75 seviyelerinde
ellerinde tutukları sentetik çorap kategorilerinde başlarına çorap örebilir. Bu
nekadar hızlı gerçekleşirse de bügüne kadar Çin’in kendileri üzerinde negatif
bir etki yapmaması dolayısıyla kota koyulması için şikayette bulunmayan
Avrupa’lı çorapçılar eminim kota konması için ellerinden gelen herşeyi en kısa
zamanda yapacaklarını umuyorum.
Sonuç olarak
Çin’in
önümüzdeki yıllarda Avrupa’da, özellikle büyük ölçekteki tesislerimiz üzerindeki
baskılarını giderek arttıracağını tahmin ediyorum. Bu baskıları muhtemelen iki
şekilde azaltabiliriz. Birincisi şimdiye kadar henüz girmediğimiz İtalya’nın
pamuklu soket çoraplarının üst fiyat aralığındaki ürünlerinin üretimine rakip
olabiliriz. Diğer çözüm ise son 10 yılda artan bir şekilde Avrupalı alıcıların
pamuklu soket kategorisinde aradığı çorapların neredeyse tek adresi haline
gelmemizden dolayı altyapısını hazırlamaya hiç gerek duymadımız, kendi
markalarımıza ve Avrupa’da direkt satış ve dağıtım ağlarımıza yatırım yapmamız
şeklinde olabilir. Yapacağımız her yatırım sonuçta Türkiye’nin bu kategoride
kalıcı pazar pay edinmesini sağlayacaktır. Bu pazar payı edinildikten sonra
ayrıca henüz girmediğimiz kategorilerde de istersek Çin’de fason üretim
yaptırarak Avrupa’da ilave pazar payı kapmamızda mümkün olabilir. Bunu
başarabilmek için önümüzde belkide 2-3 belki 3-5 senelik bir zaman dilimi
kalmıştır.
Çin
tahminime göre öncelikle kendisini Avrupa çorap pazarından çok Amerikan çorap
piyasasının aslan payını almak için hazırlamakta; yaptıkları kitle üretimin
Amerikan pazarına uygunluğunun yanında Amerika’daki alıcıların büyüklüğü,
örneğin Wall Mart gibi az sayıda büyük alım yapan muhatapları olması, Amerikan
pazarında Avrupa’dakinin tersine tek dil konuşulması, tek kültürlülüğün
getirdiği daha az dizayn ve moda gereksinimi, örneğin basit tenis çorapları
hakimiyeti bunun yanında Çin pamuğunun Çin kaynaklı yazılardan okuduğum
kadarıyla standart olmayan kalitesi gibi birçok faktör Çin çorapçılarının neden
öncelikle Amerika pazarını hedefleyeceklerini kısmen açıklayabilir. Ancak Çin’in
bu planları, hepimizin bildiği gibi, Amerika’nın çorap endüstrisini korumak için
geçen Ekim ayında 1 yıllık kota konması nedeniyle sekteye uğradı. Son bir
gelişmeye göre Amerikan Ticaret Bakanlığı Ağustos ayının başında Amerikan
Çorapçılar birliğinin Çin çorap kotaların 2 yıl daha uzatılması başvurusunu
görüşmeyi de kabul etmiş bulunuyor. Önümüzdeki günlerde bunun gerçekleşip
gerçekleşmediğini göreceğiz. Tüm bu gelişmeler Çin’in bu zaafından Avrupa’lı
büyük alıcıların daha fazla yararlanmak isteyeceklerine işaret etmekte. Ancak
Çin, alıcılar ne kadar baskı yapsa da, henüz Avrupa pazarının özellikle bizim
hakim olduğumuz pamuklu çorap kategorisinde pazar payını hızla arttırmak için
yeterince deneyim sahibi olmadığı gibi, bu büyük atılımı yapmak için sanırım
elinde yeterli makina parkuru da hazır değildir. Ayrıca bu makinaların iğne
sayıları Avrupa’dan talep edilen üretime de tamamen uymamaktadır (Çin’de
çoğunluk makina kovanları üretimlerinin tahminen yarısının kendi ülkelerindeki
küçük ayak boylarına da üretim yapılması dolayısıyla 144 iğne ve altındayken
bizde ise bu özellikle 156 iğne ağırlıklı gitmektedir.)
Bu
aşamada Avrupa’da yapacağımız markalaşma veya kendimize ait veya ortaklık
şeklinde satış-dağıtım ağı yatırımlarımız her ne kadar Avrupa’daki bu pazarın
kaymağını yiyen kesimi rahatsız edecekse de bizden gelebilecek tehdidi
karşılamak için yönelebilekleri Çin, şanslıyız yukarıda saydığımız nedenlerle
daha hala hazır değil gibi görünüyor. Ama bu şansın ömürboyu da sürmeyeceği de
çok açık. İngiliz Guardian gazetesine Çin çorabına Avrupa tarafından henüz kota
konulması için girişimlere başlandığı dönemde,
25 Mayıs 2005 tarihinde mülakat veren Çin’de kurulu
Lanswe isimli dünyanın en
büyük çorap üretim tesisinin başkanı, Weng Rong Jin, günde 2 milyon çorap
ürettiklerini (tahminen 1 milyon çift demek istiyor) ve iki yıl içinde çalışan
sayısını 15,000 kişiye çıkararak kapasitesini de günlük 5 milyon çoraba
yükselteceklerini söylemektedir. Bu mülakatta üretiminin yarısının ülke içinde
satıldığını da ifade etmektedir (karşılaştırma yaparsak bir Çin Ticaret
Bakanlığı yetkilisinin China Daily gazetesinde çıkan yorumuna göre Çin’in toplam
tekstil imalatının %70’i ülke içinde satılıyor.)
Amerika’lı bir çorap üreticisinin Çin korkusuyla sarfettiği sözler bize de bazı
şeyler anlatıyor gibi: “Büyük boyutlu üretim yapanlar ülke dışına çıkıyorlar.
Geride kalan bizim tekstil şirketlerimiz artık kalıcı olarak küçülecek ancak
zamanında hızlı mal isteyen niş pazarlara üretim yapabilecekler”.
Şayet hızla ve
beraberce hareket etmezsek bizi Avrupa pazarında gelecekte bekleyen, bizim
tabirimizle butik veya uluslararası tabiriyle niş pazarlar, şu anda elimizde
tuttuğumuz Avrupa’nın pamuklu soket çorap ithalat pastasının hala %37’si olarak
kalabilecek mi acaba ?
Gelecek sayıda Avrupa
pazarındaki rakiplerimizin analizini yapmaya çalışacağım.
|