DA KONG TÜRKİYE OFİSİ
MAKİNA MODELERİ
DA KONG ŞİRKET TANITIMI
SERTİFİKALAR
DA KONG TARİHİ
ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME
BASINDA DAKONG
DA KONG MÜŞTERİLERİ DENEYİMLERİNİ PAYLAŞIYOR
RESİM GALERİSİ
MAKİNA EĞİTİMİ
ÇORAP FİZİBİLİTE ETÜDÜ
ÇORAP MALİYET ANALİZİ
ÇORAP PİYASA ANALİZLERİ
İKİNCİ EL DA KONG
İLETİŞİM
TÜRK ÇORAP DÜNYASI

ÇORAPLAND OCAK-ŞUBAT 2007 SAYISINI BİLGİSAYARINIZA İNDİRMEK İÇİN RESME TIKLAYINIZ (DOSYA BOYUTU 4 MB'DIR BU NEDENLE YÜKLEME İŞLEMİ UZUN SÜREBİLİR)

ANLIK KURLAR

SON RAKAMLAR İÇİN SAYFAYI YENİLEYİN

EUR/USD GRAFİĞİ

DOW JONES ENDEKSİ

DJIA

AMERİKAN FAİZLERİ

US TREASURIES YIELD CURVE

MERKEZ BANKALARI FAİZLERİ

GBP 5.25% USD 5.25%
JPY 0.25% EUR 3.50%

İSTANBUL HAVA DURUMU

(diğer iller için resme tıklayın)

İSTANBUL: Son Durum

3 GÜNLÜK ISTANBUL TAHMİN

İSTANBUL: ..

 

 

Temmuz 2006  

 

GLOBAL DALGALAR DURULUYOR MU?

2006 - 2007 DÖNEMİ KUR TAHMİNLERİ

Mithat Aracı 

Son iki aydır kurlarda yaşanan aşırı dalgalanmadan kaynaklanan belirsizlik hepimizi son derece rahatsız etmektedir. Hepimiz, Amerikan Merkez Bankası’nın Haziran toplantısı sonrasında verilen ılımlı mesajlarla birlikte, Haziran tüketici enflasyonunun beklenenden düşük çıkmasıyla rahatlayan iç piyasalardaki olumlu havanın daha ne kadar süreceğini merak etmekteyiz. Bir çoğumuz, 28 Haziran tarihinden beri yaşanan toparlanma dönemine bakıp, YTL’nin dolar ve avro karşısında tarihinin en düşük değerlerine mi yoksa tekrar eski değerli günlerine mi dönebileceği olasılıklarını sorgulamaktayız. Birbirine tam zıt olan bu iki olasılığında aynı anda düşüncelerimizi karıştırabilmesi ne derin bir türbülansın içinde olduğumuzun en belirgin işaretleri olsa gerek.

Tekstil ve Hazır Giyim İhracatçısı İkilem İçinde

Benim de, özellikle çorap makina tedarikçisi sıfatımla çorap ihracatçılarıyla birlikte günlük bazda yaşadığım, kurların yarattığı belirsizlikler, hepimizi son derece rahatsız etmektedir.  Mayıs başında başlayan süreçte tekstil ve hazır giyim ihracatçılarımız, iplik, nylon ve likra gibi önemli girdi kalemlerinde gerçekleşen ani artışlar nedeniyle maliyetlerinde ciddi artışlar yaşarken, hangi kurlardan maliyet hesabı yapacaklarını da şaşırmış durumdalar.  İhracatçılar, artan maliyetlerine rağmen müşterilerinden gelen “fiyatlarınızı kırın” baskısına direnmeye çalışırken, son günlerde tekrar eski değerli günlerine doğru dönme işaretleri veren YTL kafaları oldukça karıştırmaktadır.  Bu durum, tekstil ve hazır giyim ihracatçılarımızın Mayıs ve Haziran aylarında tekrar artmaya başlayan ihracat ivmesini umarım tekrar sekteye uğratmaz.

Yeni Destek Paketi Yolda Olabilir mi?

 

2001 yılında yaşadığımız ekonomik kriz ve TL’nin değer kaybından sonra bir kaç yıl süren ihracat atağımız, Çin’in kota duvarlarının ardında 2004 sonuna kadar engellenmesi nedeniyle, çok daha kolay ve uzun süreli olabilmişti.  Ancak 2006 yılında, 2001 yılından farklı olarak artık karşımızda Çin ve Hindistan gibi devler var. Bu yeni dinamikler değerlendirildiğinde, kurlarda yaşanan son gelişmelerin tek başına tekstil ve hazır giyim ihracatını patlatacağından hiç emin değilim.  2006 sonuna yaklaşırken cari açık sorununun kısmen devam ettiğinin görüleceği yeni dengede, hükümetin, tekstil ve hazır giyim ihracatçıları için, cari açığı sıcak parayla finanse edebildikleri için son üç yılda vermeye gerek duymadıkları, bir destek paketi açabileceklerini tahmin ediyorum.

Önemli ölçüde döviz girdisi sağlayan ve işgücü istihdamı yaratabilen bu endüstrinin desteklenmesi, yüksek seyreden faizlerin yakın gelecekte yaratacağı durgunluk nedeniyle artacak olan işsizliğin, kısa bir sürede kısmen dengelenmesini sağlayabilir. Seçimlerden önce artan işsizliğin hükümet üzerinde yapacağı baskı da böylece azaltılabilecektir.

Enflasyon mu durgunluk mu?

Merkez bankası yüksek faiz silahını, hem kurlardaki artışın dizginlenebilmesi hemde enflasyonist sürecin kontrol altında tutulabilmesi için etkili olarak kullanıyor. Bu da  YTL’nin güçlenmesine neden olmakta. Başlangıçta, öncelikle üretici enflasyonunda yaşanmaya başlanan ve tüketici enflasyonuna, stokların eritilmesinden sonra yansımaya başlayacak olan artışlar, hükümetin 2006 yılı hedeflerinden ciddi oranda uzaklaşmasına neden olacak gibi görünüyor. Bunun yanında Hükümet, faiz dışı fazla hedefini %6.5’dan %7’ye çıkararak piyasalara hem genel seçimleri 2007 Kasım’ında yapmayı planladığını hemde genel seçimlerden önce enflasyonu 2007 yılı için açıkladığı %4’lük hedefe ulaştırmak için elinden gelen herşeyi yapmak istediği sinyallerini vermeye çalışmaktadır.

Bunların yanında Mayıs ve Haziran ihracat rakamları, ihracattaki artış trendinin tekrar başladığına işaret ederken, bankaların tüketici, araç ve ev kredilerindeki yaptıkları ciddi artışlar tüketicilerin harcamalarının ciddi oranda daralacağına işaret etmektedir.  Tüketici harcamalarındaki azalışlar, kurların tüketici enflasyonu üzerindeki geçirgenliğini azaltmaktadır. Yüksek faiz oranları nedeniyle büyüme oranlarında birkaç ay içinde meydana gelebilecek ciddi azalmalar işsizlik oranlarında da artış getirebilecektir.  Seçime doğru giden bir hükümetin bir miktar enflasyonu mu yoksa ekonomide kısmi durgunluğu mu seçeceğini bekleyip göreceğiz.

Avro/Dolar nereye gidiyor ?

Global likidite krizi nedeniyle Amerika’ya geri çekilen fonlar başlangıçta avroyu dolara karşı Kasım 2005’de başlayan uzun vadeli yükselen kanalın destek noktası olan 1.25 dolara kadar düşürdü. Amerikan Merkez bankasından 28 Haziran tarihinde gelen son faiz artırımının ekonomide gereken soğumayı sağlayabileceği ve dolayısıyla artık daha fazla faiz arttırımına gerek olmayabileceği beklentisi yaratmıştı. Bu durumun piyasalarca satın alınmaya başlanmasıyla avro’nun dolar karşısında tekrar artmaya başladığını gördük.

 

Ancak bu beklentinin oluşması için ortamın hazır olduğuna emin değilim. Tekrar yükselişe geçen emtiya fiyatlarından beslenen global enflasyonun bir süre daha devam edeceğini bunun da Amerikan merkez bankasının faizlerini arttırmaya devam etmeye zorlayacağını tahmin ediyorum.  Amerika’da belkide %6’ya kadar çıkabilecek faizler dolayısıyla global dalgaların tekrar üzerimize gelmesi ve Türkiye piyasalarında yeni çalkantılar yaratması mümkün görünmektedir. Başlangıçta yükselecek Amerikan faizleri avroyu dolar karşısında 1.25-1.28 aralığında tutabilecekse hem %3.5 seviyelerine kadar artacak avro faizleri hemde Amerikan ekonomisinin yüksek faizler nedeniyle büyüme hızının azalacağı beklentisi avroyu 2006 sonunda 1.30-1.35 dolar aralığına taşıyabilecektir.  Amerikan ekonomisinin düşük büyümeden 2007 yılında durgunluğa girebileceği olasılığı piyasalarda fiyatlanmaya başlandığında ise 1.45 avro/dolar kurunu görebileceğiz.

YTL’deki geri toparlanma süreci sona erdi mi?

Mayıs ayının ilk haftasında başlayan global dalgalarla boğuşan YTL, son ik ay içinde Merkez Bankası kurlarına göre en düşük değerini %28.7’lik değer kaybıyla 26 Haziran tarihinde yaşadı. Merkez Bankasından gelen cidd oranda faiz arttırımları, fazla likiditeyi çekmek için depo ihaleleri, döviz satış ihaleleri ve dolara direk müdaheleler sonucu atesi düşen YTL, Amerikan Merkez Banka’sından 28 Haziran tarihinde gelen beklenenden daha ılımlı faiz arttırım sinyallerini de ardına alarak tekrar bir değerlenme sürecine başlamış olup,  6 Temmuz tarihli kurlara göre YTL’nin Mayıs başına göre dolar karşısında %19.3 ve avro karşısında ise %21.4’e kısmen geri toparlanmıştır. 

28 Haziran tarihinde piyasalarda çok kısa bir süreliğine gördüğümüz 1.765 dolar/ytl seviyesini veya daha üzerini tekrar görmemiz mümkün mü?  Son gelişmeler ışığında, Merkez Banka’sının YTL’yi geçen sefer 1.60 dolar seviyelerinde ciddi şekilde savunmayarak yaptığı hatayı tekrarlamayacağını, yeni dalgalar geldiğinde, YTL’yi 1.65 dolar seviyesinden başlayarak güçlü bir şekilde savunacağını tahmin ediyorum. Merkez Bankası YTL’yi 2006 yıl sonu tahminim olan 1.65-1.70 dolar seviyelerinde tutabilirse enflasyon da, mevcut faiz seviyeleriyle, hükümetin 2007 yılı hedefi olan %4 seviyesine belkide inebilir. Kurlar bu seviyelerin üzerine çıkarsa ve de hükümet 2007 sonu için %4’lük enflasyon hedefinde ciddiyse, Merkez Banka’sının faizleri çok daha yüksek seviyelere çıkarması gerekebilecektir. Seçime daha da yaklaşacağımız bu süreçte, daha yüksek reel faizler nedeniyle derinleşebilecek ekonomik durgunluğun ne anlama geleceğini söylememe gerek yok herhalde. 

Eğer, hükümet %4’lük enflasyon hedefinde ciddi değilse, geleceğini düşündüğüm yeni dalgalarla, YTL’nin nerede dengelenebileceğini kimsenin tahmin edebileceğini sanmıyorum.      

 

                          

 

                               Şirket Profili     Tarih     Araştırma&Geliştirme      Sertifikalar      Ürünler     Türkiye'de Dakong     Medya'da Dakong   
En Son Güncelleme: March 06, 2007