|
DÖVİZ KUR RİSKLERİ NASIL YÖNETİLİR ?
Mithat ARACI
Geçen ay,
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Yönetim Kurulu Başkanı Aynur Bektaş,
uluslararası rekabetle başa çıkabilmek
için finansal hizmetlere daha fazla ihtiyaç duyduklarını beliterek,
TGSD'nin Merkez Bankası ile de görüşerek, kur ve faiz riskinin yönetilmesine
yönelik bir işbirliğinin başlatılması konusunda istekli olduklarını söyledi. Bu
girişim, uzun zamandır Merkez Bankası
Başkanı Süreyya Serdengeçti’nin üzerine basarak anlatmaya çalıştığı döviz kuru
riskinin yönetilebilir bir risk olduğu ve şirketlerin vadeli işlemler
piyasalarını kullanarak bilançolarındaki döviz riskinden korunabilecekleri
gerçeğinin anlaşılmaya başladığına işaret etmektedir.
Merkez Bankası
Başkanımızın haklı olarak değindiği gibi ülkemizde ihracatçı ve ithalatçı veya
dövizle borç alan/veren birimler, kur riski taşımalarına rağmen, kur riski
kavramınıyla yeni yeni tanışmaktadırlar. Kur riski en geniş tanımıyla,
ihracatçı/ithalatçı için, malını ihraç/ithal ettiği tarihteki kurla, bedelini
tahsil ettiği/ödediği kurun farklı olmasından kaynaklanmaktadır.
Dolayısıyla döviz kurlarında
meydana gelen aşağı veya yukarı yöndeki değişiklikler dış ticaretle uğraşan veya
dövizle borçlanan/borç veren her kuruluş, birey için bir sorun teşkil etmektedir.
Önceden tahmin
edilemeyen risklerden korunma yöntemin adı hedging’dir (hecing olarak okunur).
Sözcük anlamı "korunma" olan hedging, firmaların ticari işlemlerinden doğan kur
risklerinin ortadan kaldırılması için yapılan vadeli işlemlere denir. Yaygın
olan inancın aksine yukarıda sayılan bu tür araç ve yöntemler kesinlikle
spekülatif bir özellik taşımadığı gibi bu tür koruma araçlarını kullanmamak
kurlarla kumar oynamak anlamına gelmektedir. Türk Lirasının serbest dalgalanmaya
bırakılmasından sonra, geçmişte sürekli değer kaybetmesini görmeye alıştığımız
Liranın değer kazanmaya başlamasıyla şirketlerin hedging yöntemlerini kullanma
gereği daha da önem kazanmıştır. Ayrıca enflasyonun tek hanelere düşmesiyle kar
marjları da tek hanelere doğru düşmüş olup, döviz kurlarında meydana gelen
dalgalanmalar, kur risklerini yönetmek için hedging yöntemlerini kullanmayan
firmaların kar marjlarını doğal olarak tehlikeye atmaktadır.
Forward nedir
nasıl kullanılır ?
Kur yönetimi konusunda dünyada bir çok bir
çok enstruman olmakla birlikte ülkemizde uzun zamandır en çok kullanılanı
olması nedeniyle sizlere Forward’ı anlatacağım (forvırd olarak okunur.) Forward,
bir kişi veya kuruluşun, gelecekteki bir tarihte, döviz ve mal cinsinden
yükümlülüklerini karşılayabilmek için, önceki bir tarihte, yükümlülüğüne yönelik
risklerini ortadan kaldırmak için yaptığı kontrattır. Taraflar kontrat tarihinde,
gelecekteki tarihte yapılacak miktar, fiyat ve para değişimi konularında mutabık
kalırlar, fakat değişimi kontrat tarihinde gerçekleştirmezler. Yapılan forward
işlemi, anlaşmanın her iki tarafını da (bankayı ve firmayı) kontratın vadesinde
bağlayıcı bir anlaşmadır yani cayılamaz. Belirledikleri tarih geldiğinde her iki
tarafta önceden anlaşma sağladıkları kur/fiyat üzerinden yükümlülüklerini yerine
getiriler. Devredilmesi mümkün olmayan forward sözleşmelerinde banka kur riskini
firma adına sözleşmenin vadesine kadar üstlenmektedir. Banka bu yüzden firmadan
kendini güvenceye alabilmek amacıyla teminat isteyebilir. Forward işlemlerde
herhangi bir vergi kesintisi bulunmamaktadır.
Forward kuru ve
kar/zararı nasıl hesaplanır ?
Konunun daha iyi anlaşılabilmesi bir örnek
verelim. Tanesi 10 Avro’dan 20,000 denim pantolon ihracat siparişi aldığımızı
farzedelim. 30 gün içinde mal teslim edilecek, karşılığı 200,000 Avro malın
teslim tarihinden iki ay sonra hesabımıza geçecek olsun. Sipariş tarihinde 1,62
Avro/TL kuruyla maliyet hesabını yaptığımız bu ihracat bize %10 kar bıraksın.
Spot kur: 1,6200 Avro/TL
3 aylık TL faizi:
%13
3
aylık Euro faizi:%3
Forward Avro/TL kuru
= spot Avro/TL kuru * ((1+(TL faizi*gün sayısı/360) / (1+(Euro faizi*gün
sayısı/360))
3 ay forward Avro/TL
kuru = 1,6200*(1+(0.13*90/360))/(1+(0.03*90/360))
= 1,6602
Anlaşma tutarı =
200,000 Avro = 332,040 TL
Bu forward anlaşma
ile firma, sözleşme vadesinde 1,6602 Avro/TL kurundan bankaya 200,000 Avro satıp
karşılığında 332,040 TL alacaktır.
Firmanın forward
işlemi yapması sonucu elde ettiği kar/zarar ise şu şekilde hesaplanır;
Forward toplam kar/zararı
= anlaşma tutarı * (vadeli forward kuru - işlem vadesinde spot kur)
|
Forward
Tarihi |
Forward
Vadesi |
Anlaşma
Miktarı |
Anlaşma
Kuru (Avro/TL) |
Vadede Spot
Kur (Avro/TL) |
Vadede
oluşan TL Kar/(Zarar) |
|
|
|
|
1,6602 |
1,539 |
24,240 |
|
1 Şubat
2006 |
1 Mayıs
2006 |
200,000
Avro |
1,6602 |
1,6602 |
0 |
|
|
|
|
1,6602 |
1,70 |
(7,960) |
İlk senaryoda kur riskimizi kapatmaya yönelik
hiçbir işlem yapmadığımızı düşünelim. Siparişin kesinleşmesinden ödemenin
hesabımıza yatacağı tarihe kadar geçen üç ay sonunda Avro %5 düşerek 1.539
TL’sına gerilerse %10’luk kar marjımızın %5’e düşmesi kaçınılmaz olur. Buna
ilave olarak sipariş kesinleştikten sonra bir de denim kumaş fiyatlarında da
%5’lik bir artış olsa bu ihracatı neredeyse karsız gerçekleştireceğimiz açıktır.
İkinci senaryoda ise ihracat karşılığı
elimize geçecek 200,000 Avro’yu üç aylık forward sattığımızda işlem vadesinde
hesabını yukarıda göreceğiniz 1.6602 Avro/TL kuruyla dövizimizi
bozdurabilecektik. Forward ile yapılan hedge işlemi sonucunda firma satış
karından elde edilen %10 kar marjına ilave olarak kur farkından gelen % 2,48’le
birlikte %12.48 kar elde edebilecektik. TL’yi Avro karşısında forward satışta
işlem karlılığı TL faiz oranları düştüğünde veya Avro faiz oranları arrtığında
azalmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde TL faiz oranları düştüğünde bu tür
forward işleminden elde edilecek karın da azalacağını unutmayalım.
Üçüncü senaryoda yine kur riskimizi forward
işlemiyle hedge ettiğimizi ancak işlem vadesinde Avro/TL kurunun 1,70 rakamına
çıktığını farzedelim. Bu durumda kur riskini hedge etmekle kardan zarar ettimizi
göreceğiz. Bu da doğal karşılanması gereken bir sonuçtur. Finans piyasalarında
risk belirsizlikten dolayı meydana gelir. Şayet kurun geleceği seviyeyi önceden
bilsek hiçbir şekilde riskten söz etmeyecektik. Forward işlemi yaparak ihracatçı
firmanın kâr veya zarar etmesinin ötesinde, mevcut durumundaki kur
belirsizliğinin engellenmesi amaçlanmaktadır. Kardan zarar durumu her zaman
mümkündür ancak herhangi bir hedge işleminin yapılmamasının getirdiği riskler
bence çok daha büyüktür. Şirketin amacı yaptığı ihracatta %10’luk satış karını
koruması daha doğrusu önünü görebilmesi olmalıdır.
Yıllar boyunca dolar avro’ya karşı ciddi
oranda düşüyor veya çıkıyor, uluslararası şirketler bundan hiç zarar etmiyor mu
şeklinde sorular almaktayım. Uluslararası şirketler benimde geçmişte çalıştığım
merkezi hazine birimleri vasıtasıyla dünya genelinde yayılmış şirketlerinin kur/faiz
risklerini tek merkezden yönetmektedirler. Bu da uluslararası şirketlere
önlerini görebilme ve karlılıklarını sürdürebilme imkanı sağlamaktadır. Türkiye
uluslararası ticaretten giderek daha büyük bir pay alırken bu tür risk yönetim
araçlarını her geçen gün doğal olarak daha fazla kullanacaktır.
|