TÜRKİYE OFİSİ
MAKİNA MODELLERİ
ŞİRKET PROFİLİ
SERTİFİKALAR
DA KONG TARİHİ
R & D
BASINDA DAKONG
MÜŞTERİ LİSTEMİZ
RESİM GALERİSİ
MAKİNA EĞİTİMİ
FİZİBİLİTE ETÜDÜ
MALİYET ANALİZİ
PİYASA ANALİZLERİ
İKİNCİ EL DA KONG
İLETİŞİM
TÜRK ÇORAP DÜNYASI

ÇORAPLAND OCAK-ŞUBAT 2007 SAYISINI BİLGİSAYARINIZA İNDİRMEK İÇİN RESME TIKLAYINIZ (DOSYA BOYUTU 4 MB'DIR BU NEDENLE YÜKLEME İŞLEMİ UZUN SÜREBİLİR)

ANLIK KURLAR

SON RAKAMLAR İÇİN SAYFAYI YENİLEYİN

EUR/USD GRAFİĞİ

DOW JONES ENDEKSİ

DJIA

AMERİKAN FAİZLERİ

US TREASURIES YIELD CURVE

MERKEZ BANKA FAİZLERİ

GBP 5.25% USD 5.25%
JPY 0.25% EUR 3.50%

İSTANBUL HAVA DURUMU

(diğer iller için resme tıklayın)

İSTANBUL: Son Durum

3 GÜNLÜK ISTANBUL TAHMİN

İSTANBUL: ..

 

 

Ocak 2006  

 

2006 YILI KUR BEKLENTİLERİ IŞIĞINDA

TEKSTİL İHRACAT SEKTÖRÜMÜZ

 

Mithat ARACI 

Son dönemde İhracatçılar Birliği, Merkez Bankası Başkanını yoğun bir şekilde eleştirmekte ve Banka’nın enflasyonu düşürme önceliği nedeniyle faizleri yüksek tutup TL’nin aşırı şekilde değerlenmesine yol açtığından şikayet etmektedirler. Bu nedenle özellikle pazarlarını Çin’e kaptırmamak için kârsız çalışma noktasına gelen ihracat sanayimizin S.O.S. sinyalleri verdiği sık sık dile getirilmektedir. Özellikle ihracatımızın en önemli kalemlerinden olan tekstil ve hazır giyim sanayimizin kotaların 2005 yılının başında kalkmasıyla, Dünya pazarlarında yoğun bir şekilde, Çin baskısıyla karşılaştıkları hepimizin bildiği bir gerçektir. Kurların seviyesi, günümüzde ihracatçılarımızın Dünya piyasalarında rekabetçi kalabilmeleri için tek etken olmasa da, yine de en önemlilerinden biridir diyebiliriz. Bu nedenle bu yazımda mevcut kur dinamiklerini analiz ederek 2006 yılında bu trendlerin ne yönde hareket edebileceğini tahmin etmeye çalışacağım.

Artan Çin Fiyat Rekabeti ve Yuan/TL kur endeksi

İhracatımızın büyük bölümünü yaptığımız Avrupa pazarında, kotalar kalktığından beri,  yoğun Çin rekabetiyle karşı karşıyayız. Bu yılın başından beri Avrupa’lı alıcılar tekstil ihracatçılarımızı, Çin fiyatlarıyla tehdit ederek fiyat düşürmeye yoğun bir şekilde zorlamaktadırlar. Ancak Çin, %40’a varan oranlarda düşük değerli olduğu söylenen dolar/yuan kurunda büyük oranlı düzeltmeyi, özellikle Amerikan tarafından gelen yoğun baskılara rağmen yapmayı reddetmektedir. Bu baskıları kısmen azaltmak için Çin, 21 Temmuz 2005 tarihinde, yuan’ı beklentilerin çok altında kalan %2.1 oranında değerlemiştir. Ancak Amerika tarafı isteklerinden henüz vazgeçmiş değil. Amerikan senato’suna teklif edilen ve 2005 yılının başlarında yapılan ön oylamada 67-33 oranında onayla kabul edilen kanun teklifine göre Çin para birimi yuan’ın değerini ciddi ölçüde arttırmazsa Amerika tüm Çin ürünlerine %27.5 oranında vergi koyacaktı.  Bu kanunun senato’da son oylaması Başkan Bush’un Çin’e Aralık ayında yaptığı gezi sonrasına bırakılmıştır. Bu teklifin Amerikan senatosunda en geç 31 Mart 2006 tarihinde oylanması öngörülüyor.  Umarım bu konuda bizi de sevindirecek gelişmeler yaşanır. 

Aşağıda üretici fiyatları endeksleriyle arındırdığım Yuan/YTL indeksine bir göz atarsak şunları görmekteyiz. Dünya Ticaret örgütüne katıldığı 2001 yılının Kasım ayından önce bizim lehimizde gelişen 1994=100 bazlı bu endeks 2001 yılında tekrar 100 rakamına gerilemiş ancak 2004 yılında 56 rakamı ile en düşük seviyesini görmüştür. 1994 yılında bizimle eşit seviyede başlayan Çin fiyatları (endeks=100), 1999 yılında 117 rakamıyla bize göre %17 pahalanmıştır. 2001 yılında tekrar 100 rakamını ziyaret eden endeks hızlı bir düşüşe geçerek 2004 yılında 56 rakamına ulaşmıştır. Bu da Çin’in 2004 yılında yalnızca kurlar nedeniyle bize göre fiyatlarını %44 oranında kırabileceğini göstermektedir. Özellikle son iki yıldır Avrupalı alıcıların bizden fiyat kırmamızı, yoksa alımlarını Çin’e yönlendireceklerinin altında yatan en büyük gerçeklerden biri de bu olsa gerek. Bu endeks 2005 yılında gerçekleşen %2.1’lik Çin revaluasyonu paralelinde 56’dan 58’e yani %4 oranında iyileşme göstermiştir.

 

Amerika pazarının aksine, Avrupa piyasalarında iki önemli faktör bizi Yuan/TL endeksinde yaşadığımız bu %44’lük dezavantajdan korumuştur. Birincisi 2001 kriziyle gelen devaluasyondur. İkincisi ise Avro’nun dolar karşısında aynı dönemde 0.82’den 1.364’e yükselmesidir. TL, bu iki etken nedeniyle Avro karşısında 2001 başındaki 0.62’değerinden 2004 Kasımında 1.9 Avro’ya yaklaşık %106 oranında değer kaybetmiştir. Avrupa’da bu değer kaybı nedeniyle, henüz kotalar kalkmadığı için bizi ciddi oranda henüz zorlamayan Çin karşısında, rakabetçi kalabilmişiz.

Avro, 2005 yılında dolar karşısında %14.6, TL karşısında ise Aralık 2004 başında gördüğümüz 1.90 kurundan Kasım 2005 ortasında yaşadığımız 1.58 seviyelerine kadar yaklaşık %16.5 oranında değer kaybetmiştir. 2001-2004 döneminde yaşananların aksine 2005 yılındaki bu değer kaybı otomatikman ihracatçımızın  cebinden çıkmaktadır. 2005 yılı başında kotaların kalkmasıyla Avrupa pazarında Çin gibi bir güçlü bir rakiple karşılaşan özellikle tekstil ihracatçıları ayrıca işçilik, elektrik vs. gibi diğer maliyetlerin ciddi oranda artmasıyla S.O.S sinyalleri vermeye başlamışlardır. Bu nedenle Dünya piyasalarında rekabetçi kalabilmek amacıyla ihracatçılarımız Hükümetten ya kur desteği istemekte ya da maliyetlerde azaltma yaratacak SSK pirim desteği, elektrik fiyatlarında azaltım vs. gibi destekleri haklı olarak telep etmektedirler.

2005 yılında dolar neden yükseldi

Avro/USD kuru 2005 yılında 1.364 seviyesinden 1.164 seviyesine kadar gerilemişti.  Bu gerilemenin ardındaki en önemli etken Amerikan Merkez bankasının 2005 yılında sekiz seferde %1 seviyesinden % 4.25 seviyesine çıkardığı ve 2006 yılı ortasında %4.75–5.0’e ulaşabileceği tahmin edilen faiz hadleridir. Avrupa Merkez Bankası ise bu dönemde kısa dönemli faiz hadlerini %2 den 2.25’e arttırmıştır. İkinci olarak Amerikan şirketlerinin yurt dışında kazandığı gelirlerine uyguladığı %35 oranında vergi nedeniyle yıllarca Amerika dışında tutulmuş 200-500 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilen gelirleridir. Bu teşvik kapsamında Amerikan hükümeti 2005 yılında geçerli olmak üzere belli şartlar altında vergi oranını %5.25’e düşürmüştür. Bu nedenle birçok Amerikan küresel şirketinin bu fırsattan yararlanarak yutdışında birikmiş karlarını dolara çevirerek Amerika’ya getirdiği bunun da Amerikan ekonomisinde kısmen büyümeye katkıda bulunarak doları Avro karşısında desteklediği düşünülmektedir. Bunların yanında Avrupa’dan kaynaklanan Hollanda ve Fransa’da Anayasa’nın referandumda reddedilmesi, bütçe krizi ve Almanya seçimleri, Avrupa’nın Amerika’nın altında kalan büyüme hızı gibi etkenler Avro’nun dolar karşısında gerilemesine neden olmuştu.

2006 yılında Avro/USD tahminleri

Ancak 2001 yılından beri Amerikan dolarının değerini düşüren iki ana etken giderek büyüyen ikiz açıklardır. Bir yandan Çin’den yaptığı artan dış alımların etkisiyle büyüyen dış ticaret açığı, diğer yandan büyük ölçüde Irak savaşı ve vergi kesintileri nedeniyle oluşan bütçe açıklarıdır. Bu iki etken gelecek yıl da özellikle artan ticaret açığı tarafında etkisini sürdürecek ve bu da 2006 yılında doların zayıflaması yönünde çalışacaktır. Amerikan faizlerinin %4.74-5.0 seviyesine geldiğinde duracağı beklentisi piyasada hakimdir. Bu faiz seviyesinin Amerikan ekonomisinin büyümesi üzerinde yapabileceği beklenmedik bir soğuma merkez bankasının faiz artışlarını %5’e varmadan durdurması sonucunu da doğurabilir. Bu ise 2006 yılında doları Avro karşısında düşürebilecektir. Bunun yanında küresel Amerikan şirketlerinin fon akımları 2005 yılına özgü idi, doları destekleyen bu etken de gelecek yıl olmayacak. Ayrıca yükselen petrol fiyatları nedeniyle petrol ihracatçısı ülkeler 2005 yılında yüksek faiz farkı nedeniyle paralarını genellikle dolarda tutmayı tercih ettiler. 2006 yılında daracağı düşünülen faiz farkları nedeniyle bu ülkeler portföy yatırım tercihlerinde çeşitlemeye gidebilir bu da Avro’ya talep yaratabilir. Avrupa kaynaklı gelişmeler ise 2006 yılında Avro’nun değeri üzerinde 2005 yılına göre daha etkili olacak gibi. Bunların başında Avro faiz hadlerinin ne olacağı geliyor. 2006 yılında Avrupa beklenenin üzerinde büyümeye geçerse faiz hadleri de o oranda artacak ve dolayısıyla Avro’ya destek verecektir. Referandum sorunu şimdilik kış uykusunda. 2006-2013 bütçe krizi çözüldü.  Almanya şeçimleri sonrası Merkel hükümeti işbaşında.  Yani Avrupa tarafında Avro’yu 2006 yılında negatif etkileyebilecek politik gelişmeler azınlıkta görünüyor. Tüm bunları söyledikten sonra doların, 2001 yılında başlayan ana trendi tekrar devam ettirerek, Avro karşısında gelecek yıl 1.30’lara doğru değer kaybetmeye başlayacağını tahmin ediyorum. 

TL 2006 yılında nasıl seyir izleyebilir

2006 yılında TL’nin değerini belirleyebilecek iki ana etkenden birincisi Avro/USD kurudur. İkincisi ise politik istikrarın gölgelenme riskidir. Bu gelişme, bizim özellikle Avrupa ile çalışan ihracatçılarımızı, artan Avro/TL kuru nedeniyle olumlu etkileyebilecektir. İkinci grafikte Avro/dolar kurundaki gelişmelerle TL’nin sepet bazında değerindeki gelişmeleri görmekteyiz. Buradaki trendleri incelediğimizde 2003 yılından sonra TL’nin değerini ne tür gelişmelerin azalttığını gözlemlemekteyiz. TL sepet bazında 2003’den sonra en yüksek seviyesini 2003 Şubat ayında yaşamıştır.  Bunun nedeni Körfez savaşının başlamasının Türkiye’de yarattığı gerilimdir. Daha sonra 2004 yılı ortalarında Amerika’da faizlerin artmaya başlayacağı beklentisiyle ve yıl sonuna doğru zina tartışmaları nedeniyle sepet bazında TL’nin değeri tekrar düşmüştür. 2005 başından sonra ise Avrupa Birliğinden 3 Ekim tarihini almamız dönüm noktası olmuş, bunu yarattığı yabancı akımınının TL’yi değerlemesinin önüne Mart ayında merkez bankasının yaptığı güçlü müdahale kısmen set çekmiştir. Bu gelişmelerin ışığında 2006 yılında Türk lirasının değerini belirleyen en önemli etken ise politik gelişmeler olacak gibi görünüyor. AKP hükümetinin yeni bir erken seçime zorlanıp zorlanmayacağı, içerdeki hassas konular hakkında zaman zaman takındığı tutumlar ve AB ile ilişkiler konusunda hükümetin alacağı tavır kurları direk olarak etkileyebilecek. Çıkabilecek bu sorunlar 2006 yılında TL’yi sepet bazında tekrar yukarılara çekerken, bu Avro’nun da dolar karşısında artacağı beklentimizle bir araya geldiğinde TL’yi Avro karşısında 1.7-1.8 aralığına rahatlıkla getirebileceği beklentisindeyim.

 

                               Şirket Profili     Tarih     Araştırma&Geliştirme      Sertifikalar      Ürünler     Türkiye'de Dakong     Medya'da Dakong   
En Son Güncelleme: February 10, 2007