|
Amerika – Çin Kota Anlaşma Detayları
ve Türk Çorap Sanayine Etkileri
Mithat ARACI
Avrupa-Çin tekstil kota kararının geçtiğimiz Haziran ayında 11 saat gibi kısa
süren bir toplantı sonucunda çıkmasının aksine Amerika-Çin pazarlıkları aylarca
süren 5 değişik toplantıdan sonra 8 Kasım 2005 tarihinde Amerikan temsilcisi Rob
Portman ve Çin Ticaret Bakanı Bo Xilai tarafından Amerikan Başkanı George
Bush’un Çin’e Kasım 19’da yaptığı gezi öncesinde Cenevre’de imzalandı.
Anlaşma detayları
Amerika’nın Çin’e uygulayacağı, detaylarını tablo-1’de göreceğiniz, 2006-2008
dönemi kota anlaşması kapsamında 34 değişik kategori 22 grup altında yer
almaktadır. Bu gruplardaki artışlar 2006-2007 arasında %12-16 ve 2007-2008
arasında %15-17 olarak düzenlenmiştir. Anlaşma öncesinde bazı kategorilerdeki
Çin tekstil ürünleri ithalatı Dünya Ticaret Örgütünün müsaade ettiği yılda
7.5%’luk artışla sınırlanmıştı. Anlaşmaya varılan rakamların %7.5’un biraz
üzerinde tutulması, ilk başta Çin tarafının oldukça fedakarlıkta bulunduğu
izlenimini vermektedir. Ancak rakamların detayına inildiğinde görülen farklıdır.
Avrupa-Çin arasında geçtiğimiz Haziran ayında imzalanan anlaşmayı yeniden
hatırlayalım. Çin tarafı 11 saat sürdüğü söylenen müzakerelerin 6 saatini
2006-2007 döneminde yapılacak artış oranından çok (%8-12.5 arasında mutabakata
varılmıştı), anlaşmaya baz olacak 2005 yılındaki rakamların ne olması
gerektiğine ayırdıkları söylenmektedir. Çin kaynaklarından okuduğum kadarıyla
Çin müzakerecileri daha düşük baz rakamları üzerine yüksek artışlar almaktansa
daha yüksek baz rakamları üzerine düşük artış konusunda israrcı olmuşlardı.
Tablo-1’e bakıldığında aynı uygulamanın kısmen Amerika-Çin arasında yapılan
anlaşma da da geçerli olduğunu görmekteyiz. Örnegin çorap katogorisinde
2005-2006 yılları arasında görülen %52 artış üzerine 2007 ve 2008 yıllarında
%15’lik artışlar ilave edildiğinde 2005-2008 arası artış otomatikman %100
oranına çıkmaktadır.

Amerikan Tekstil Organizasyonları Ulusal Birliği (NCTO), Çin ile varılan
anlaşmanın Amerikan tarafına, gerektiğinde bu anlaşma kapsamına alınmamış diğer
kategorilerde de kota koyma hakkını verdiğini söylemektedir. Tüm bunların
yanında Avrupa’da örneğini yaşadığımız gibi kota konulan kategorilerde
Amerika’lı alıcılar sonradan eli boş dönmemek için taleplerini erkene çekecekler,
bu da kotaların gelecek yıl çok çabuk dolmasına neden olabilecektir. Bu nedenle
Çin’li üreticiler kotaların dolmasından sonra, büyük olasılıkla, Amerika-Çin
arasındaki tekstil ticaretinin yaklaşık yarısını oluşturan, kota konulmamış
kategorilere hızla geçiş yapabileceklerdir. Amerikan tarafının kota konmayan
ürünlere sonradan kota koyabilme hakkını elinde tutmak istemesinin nedeni de bu
olsa gerek. Bildiğimiz kadarıyla Avrupa-Çin kota anlaşması da benzer hükümler
taşımaktaydı. Ancak birkez anlaşma imzalandıktan sonra bu hakkı sonradan
kullanmak, Çin gibi bir güç karşısında politik olarak hiç kolay olmasa gerek.
Örneğin, Amerika’nın kota uygulayıp Avrupa’nın koymadığı çorap kategorisinde Çin,
Avrupa’ya bu yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine göre %500’ü aşan
oranda çorap ihracatı gerçekleştirmiştir. Çorap kategorisinde Avrupa sonradan
kota koyma hakkına sahiptir ancak buna rağmen bu hakkını hala kullanamaması bu
tezimizi kuvvetlendirmektedir.
Kullanılmayan kotalar transfer edilebilir mi?
Anlaşmanın 4. maddesinde kotaların yıllar arasındaki taşıma kurallarını
düzenlenmektedir. Bu maddeye göre herhangi bir kategoride, önceki yılda
kullanılmadan kalan kota max. %2 oranında gelecek yıla aktarılabilir denmekte
(2006 yılı için kullanılamaz). Ancak yıl içerisinde bu kotanın kullanılamayacağı
tahmin edilip gelecek yıla aktarılmak istenirse, bir sonraki yılın kotasından
düşürülmek şartıyla, bu oran max. %3 oranında uygulanabilir (2008 yılı hariç).
Herhangi bir yıl için teorik olarak max.%5’e ulaşabilecek bu tutar anlaşmaya
göre max %3 ile sınırlanmaktadır.
Gümrüklerde bekleyen ürünlere ne olacak?
Anlaşmanın 8. maddesine göre ise anlaşmanın imzalanmasını takiben daha önce
kotaların bitmesi nedeniyle gümrüklerde takılan ürünlerin gelecek yıl kota
miktarlarından düşürülmeden Amerika’ya sokulabileceği belirtilmektedir (çorap
kategorisi hariç bırakılmıştır). Bu karara istinaden Amerikan CITA komitesi
Kasım 28 ile Aralık 2 arasında yalnızca 5 gün için pamuklu gömlekler ve bluzlar
(kategori 338/339), koton pantolonlar ve şortlar (kategory 348/348), pamuklu ve
sentetik iç çamaşır (kategori 352/652), sentetik örme gömlekler ve bluzlar
(kategori 638/639) ve sentetik
fiberden pantolonlar ve şortlar (kategori 647/648) için belli şartları
taşıdığında geleçek yılın kotalarından düşülmeden Amerikan gümrüklerinden giriş
müsadesi vermiştir.
Dünya’da
çorap sanayi
Dünya’da Çorap alanında
hakim olduğunu rahatça söyleyebileceğimiz 4 ana ülkeden biri Türkiye’dir. Dünya
üretim paylarını değerlendirdiğimizde şunu görmekteyiz; 24 milyar çift çorabın
üzerinde olan dünya üretim pastasıdan Çin yaklaşık %35-40 pay alarak birinci,
%8-10 payla Amerika ikinci, %7-8 payla Türkiye üçüncü ve %4-5 payla İtalya
dördüncü sırayı paylaşmaktadır. Diğer ülkelerse çok daha küçük paylara sahiptir.
Trendleri takip edersek Amerika’nın üretiminin Çin lehine azaldığını, İtalya’nın
üretiminin ise kısmen Türkiye, kısmen de Çin lehine düştüğünü söyleyebiliriz.
Uzun vadede ise Çin’in %50 payla Dünya’nın en büyük çorap üreticisi olacağını,
Türkiye’nin de %10’un üzerinde bir payla Çin’in belki tek, belkide en büyük
rakibi olarak kalacağını tahmin etmekteyim. Diğer tüm ülkeler ise tahminen ya
yerel üretici satüsünde olacaklar veya küçük ölçekli ihracatçı olarak
kalacaklardır.
Amerikan-Çin
kota anlaşmasının Türk çorap sanayine etkileri
Amerika Çin’e
332/432/632 no.lu pamuklu-yün-sentetik çoraplar
kategorilerinde kotayı ilk kez 29 Ekim 2004 tarihinde koymuştu. Bu rakam 42
milyon düzineydi ve bir yıllık kota 18 Mayıs 2005 tarihinde yani yaklaşık 6.5 ay
içinde doldurulmuştu. Amerikan Çorapçılar birliği 1 Ağustos 2005 tarihinde
kotaların bir yıl daha uzatılması talebinde bulundu. Bu kararın CITA komitesi
tarafından 1 kasım 2005 tarihinde verilip bu tarihten itibaren 1 yıl için
geçerli olması beklenirken, CITA surpriz bir şekilde kota kararını 31 Aralık
2005 tarihine kadar 10 milyon düzine ilave kota vererek 2 ay uzattı. Sonuç
olarak 332/432/632 no.lu çorap kategorileri Amerika ile Çin’in yapmış olduğu
2006-2008 yıllarını kapsayan 3 yıllık kota anlaşmasına dahil edildi.
Genellikle Amerika’nın
istediği tarzda ve miktarlarda üretim için altyapısı hazır olan Çin çorapçıları,
Amerika kotası açık olduğu dönemlerde ağırlıklarını Amerika satışlarına vermekte
ve ancak kotalar dolduğunda ise zorunluluktan hep birlikte Avrupa pazarlarına
hücum etmektedirler. Türk çorapçıları ise, ihracatlarının yaklaşık %85’ini
gerçekleştirdikleri Avrupa pazarında, dönem dönem, Amerika kapısı kapandığında,
zorunluluktan fiyat kırarak çorap satmaya çalışan Çin’li çorapçılarla rakabet
etmeye çalışmaktalarlar. Bu nedenle, Amerika’nın Çin çoraplarına uyguladığı
kotanın miktarı ve bu kotanın dolduğu zaman aralıkları, bu sene oldukça yoğun
hissettiğimiz gibi, 2006-2008 yılları arasında da Türk çorapçıları açısından
önemini oldukça koruyacaktır.
Tüm bunları söyledikten
sonra önümüzdeki 3 yıl için tahminlerimi şu şekilde sıralayabilirim:
1- Çin Amerikan
kotalarının açılılacağı her 2006-2008 döneminin her Ocak ayından yıl ortasına
kadar Amerika pazarına yoğunlaşacak olup muhtemelen kotalar dolduktan sonra
bizim esas pazarımız olan Avrupa’ya yılın ikinci yarılarında dönecektir.
2- Yılın ilk aylarında
yaz sezonu üretimi yapılırken ikinci yarısında kış sezonu üretimi yapılmaktadır.
Bu nedenle önümüzdeki 3 yılda Çin ve Türk çorapçıları Avrupa pazarında özellikle
kışlık ürünlerde sıkı rekabet içinde olacaklarıdır.
3- Türkiye Avrupa
pazarında Çin ile yazlık çoraplarda, büyük fiyat farkı nedeniyle, rekabette
zorlanırken bu fiyat farkı kışlık çoraplarda nispeten azalmaktadır. Çin’le
Türkiye’nin ciddi rekabette olacağı dönemin kışlık çorapların üretildiği dönem
olması bizim rekabet şansımızı kısmen arttırmaktadır.
4-
Amerikan kaynaklarına göre Çin’den yapılan çorap ithalatı 2001 yılındaki
1 milyon çift düzineden 2004 yılında 42 milyon çift düzineye çıkmıştır. Amerikan
dahili çorap üretimi ise 2001 yılında 207 milyon çift düzineden 2004 yılında 148
milyon çift düzineye inmiştir. 2001 yılında %75 dolayında olan bu rakam 2004
yılında toplam üretimin %40’ına düşmüştür (bu oran Amerika’nın tekstil
alanındaki yinede en yüksek üretim oranıdır). Kotaların uygulamada olacağı
2006-2008 döneminde Çin’li üreticiler Amerika’lı çorapçılardan tahminen %10’luk
bir pay daha kazanabilecektir. 2008 yılından sonra, Amerikan pazarında kota
uygulaması devam edemeyeceğinden, Çin’li çorapçılar bu tarihten sonraki 2-3
yılda Amerikan çorap üretimi üzerinde muhtemelen yoğun baskı kuracak ve bir süre
Avrupa pazarlarına daha az girerek bizim üzerimize Avrupa’da uyguladıkları
baskıyı azaltabileceklerdir.
5- 2008
yılı sonrası korumasız durumda kalacaklarını çok iyi bilen Amerika’lı üreticiler
hükümetlerinden Çin’in %40’a varan orandaki düşük değerli olduğu düşünülen
yuan/dolar kurunda düzeltme yapmasını, ihracat teşviklerini azaltmalarını, işçi
maliyetlerini yükseltmesini ve çevre politikalarını devreye sokarak maliyetlerin
artmasını sağlaması için baskı yapmaya başlamışlardır. Çin’de oluşabillecek bu
tür maliyet artışları dolayısıyla Türk çorap üreticileri üzerinde de tek ciddi
rakipleri Çin’liler olması dolayısıyla pozitif etki yapabilecektir.
Sonuç olarak
Çin çoraplarına
Amerika’nın kota uygulayıp Avrupa’nın uygulamaması, Amerika kotaları bittiği
dönemlerde, Çin’li çorap üreticilerinin Avrupa pazarında üzerimizde aşırı baskı
yapması sonucunu doğurmuştur. Bu baskı hem bize hemde diğer üretici ülkelere
gelmektedir. Yaptığım analizlere göre Çin çorap alanında Avrupa’daki büyümesini
bizim dışımızdaki rakiplerimizi kısmen devre dışı bırakarak
gerçekleştirmektedir. Bu nedenle son bir aydır yaşadığımız gibi Amerikan
kotalarının tekrar açıldığı günlerde, Çin’li çorapçıların Amerikan pazarına
çekilmesi nedeniyle ve ayrıca Çin’li üreticilerin Avrupa’daki diğer
rakiplerimizi kısmen devre dışı bırakması dolayısıyla, Avrupa’lı alıcılar bize
kota öncesi döneme göre belkide biraz daha daha fazla taleple gelmektedir. Bu
talebin kısa dönemli olduğu düşünüldüğünden fiyatların artışı henüz
gerçekleşememiştir. 2008 yılına kadar dönem dönem yaşayacağımızı düşündüğüm bu
durum, rakiplerimizin sayısının veya gücünün azalması dolayısıyla, 2008
sonrasında ayakta kalabilecek üreticilerin, umarım daha talepli bir pazarla
karşılaşacağının ve fiyatların bu sefer kalıcı olarak yükselebileceğinin
işaretlerini vermektedir.
|